Şiir, Sadece

18 Kasım 2018 Pazar

Karganın Savunması

Ağacın kesik dalında tutunacak
yer buldum. Ka. Oku unut oku
unut kör tarihte kayboldum.
Babam kır kargasıydı hakim bey.
Başına şey gelmiş, sonra barışmış
onunla.
Ka. Korkmadan konduğu korkulukla
kardeş kalıp kocamak isterdi,
göç olmuş, olmuyor.
Ka. Kılavuzu kaba korku olan
Aile Türkçesini koruyamıyor.
Herkes karga akşam karanlıkta.
Ben görsem rengimi korkmuyorum,
sabaha kalan beni heyecanlandıran.
Şu uzun binaların tepesinde,
bize hükmedenler yaşıyor. Ka.
Kara kara kargalar, kararan kırlarda
kanat kırdılar, karanlık kavgalara
katılmadılar.
Ben de bu Japonları hiç anlamadım,
karanlık, koyu. Ka. Ama onlar için
en güzeli ham meyvenin güzelliğiymiş,
bu doğru, karga bok yemeden,
erkenden.
Zor bu kargalık, delikanlılık.
Mahkemesi olmaz, 21. yüzyıla karşıyım
ben sizin, büyük cehennem, birey
yüzyılı.
Ka. Gençtim, budalaydım,
her denilene inandım, otuz yıl
şehre göç şuradan kafilelerle.
Ağzında peynirle konan kargayı
gören var mı?
Hadi leylekle tilki tamam, leylek
hakikaten içemez yassı çanaktan,
gagası doğuştan, şeklen imkansız,
zaten göçten feleğini şaşırmış.
Pekmezle yoğurdu karıştır al sana
kargabeyni. Kılavuzum, karayım,
budalayım.
Afrika'yı gördüm, esas olay orada
ağaçlardır, hayvanları boşver. Ka.
Koca fil ağacın yanında heybetsiz
kaldı.
Bir dilenci gördüm, kim onun
hükümeti? Buna kargalar mı?
Cinayet yüksek binalarda. Ka.


Ahmet Güntan