Şiir, Sadece

19 Mayıs 2019 Pazar

Narman 1983

Bin Dokuz Yüz Seksen Üç yılı,
29 Ekim'i 30'a bağlayan gece
- Erzurum'da olmamıza rağmen -
Gece ılık ılıktı o mevsimde
Ama sabahı?

Sabah yedi suları
Yatağımı,
Biri ayak ucundan,
Diğeri başucundan
Yakalayan iki azman
"Kalk artık" dercesine
Belki de "geber" dercesine
Sallıyor, sallıyor, sallıyor
Sallıyor, sallıyor, sallıyor.

Can havliyle mi, refleks mi?
Bilmem ne denli bilinçli
Merdivenleri uçarak
Yarı çıplak,
Otelin çıkış kapısına

Arzın öfkesi kudurmuştu
Bir hava taarruzu sonrası
Köylerin manzarası
Bu sefer taarruz yerdendi
Yerin derinliklerinden.

Onlarca, yüzlerce küçük
Onlarca, yüzlerce büyükbaş hayvan
Ya o güzelim atlar!
Bellerini kıran
Koca kütüklerin altında
Onların da iri iri açıktı gözleri,
Galiba;
Ölümün dehşeti
Bütün canlılar için aynı.

Ambulansların sirenleri
Yaralıların şevkleri
Enterasan yaralanmalar
Çeşit çeşit ruhsal reaksiyonlar
Dikiş, tampon, atel, turnike

Binalarda oturulmuyor,
Yenmiyor, yutulmuyor
Jiplerde uyuyor
Üşüyor, üşüyorduk
İlikler üşüyor,
Kan donuyor
Öğreniyordum
Öğreniyorduk
Gerçeklerin acısını.

Bin dört yüz küsur insan
Ben yapmıştım otopsilerin bir kısmını
Midem sırtıma yapışıyordu,
Midem ağzıma yapışıyordu
Ben, ben,
Ben nasıl dayanıyordum.
Dokuzuncu ayında
Gencecik bir hamilenin
Gözlerini ben kapamıştım.
O anın dehşetinin saklı olduğu
Güzel yeşil gözlerinde
Yaşama isteği vardı;
Biraz kendisi için,
Çoğu bebeği için.

Ölüm zamanı değil ki,
Mahşer meydanı kurulsun
Herşey, herşey
Dursun herşey
Hemen dursun...

Yüz onyedi ceset dizilmiş
Bebek, erişkin, kocamış
Yürekleri paralayan
Bir fotoğraf karesine
Sığdırılan bu dehşet,
Yılın fotoğrafı seçilmiş.

Yeter!
Dur dedim sana
Herşey dursun, hemen dursun
Herşey eskisi gibi olsun.

Nerdeee!

1983 Yılının 30 Ekim'i
Unutulmamalı,
Unutulmamalı,
Unutulmamalı.


Kadircan Keskinbora