Şiir, Sadece

25 Ocak 2010 Pazartesi

Bakırköy'e Veda

Ey hâtıralar bahçesi tek belde Bakırköy
Ayrılmadayız bak yine son bir kere senden
Gezsem bile her ülkede, her beldede köy köy!..
Bahçen gibi bir bahçeyi asla bulamam ben!..

Sunmaktayım artık sana son kere vedâmı!
Bilmem ki zaman sadece hülya mı? Rüya mi?
İstanbul'a hürriyete artık gidiyorken
Binlerce selamlar sana sessiz otobüsten!


R…G…Ö…
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

Gün Tutuşur

Gün tutuşur canım gece tutuşur
Zindanlarda tutsak canlar tutuşur
Gülüm toprak olur yele karışır
Yürür gelir canlar yollar tutuşur

Sıvas ellerinde sazım tutuşur
Söz tutuşur canım türkü tutuşur
Teller bizi söyler diller yarışır
Özgürlüğü yazan kalem tutuşur

Canlar can olur da eller tutuşur
Dost evinde canım sevda tutuşur
Pir Sultanlar ölmez binler yetişir
Akar gelir canlar tarih tutuşur


Pir Sultan Abdal

22 Ocak 2010 Cuma

Hamakat Nişanı

Sabır kıla kıla canıma yetti
Hasmını ararsan bundadır aşık
Kamil oldum deyü dava edersin
Hamakat nişanı kimdedir aşık

Ehl-i dil olmadan söyleme hemen
Senin mücadelen benimle neden
Muhammet Mustafa göçtü dünyadan
Muhammed'in nuru kimdedir aşık

Ben de bilmedim nasıl sevdadır
Heman çekticeğim kuru kavgadır
Nebi Medine'de, Musa Tur'dadır
Muhammed'in nuru kimdedir aşık

Gözle erkanını dönme yolundan
Dererler de goncasını gülünden
Pir Sultan'ım hü der, almam elinden
Senin sende benim bendedir aşık


Pir Sultan Abdal

Veda

Bırakalım sevgilim
Bilmediğimiz bu işi
Sevmek ve sevilmek
Ne demek?
Heyhat!..
Filmlerde seyrederiz aşkı
Sersem desem sevinir
Direnirsin seversem
Gül gönderirim kızmışsın
Ne turşuluk kızmışsın.


N…C…
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

Periler Yıkanıyor

Dalgalar dalgın ve baygın,
Sahile doğru pek yaygın..
Gidip gelişi... köpürür,
Sanki kumları süpürür..
Oynatır çöpü yerinden,
İnler sanki ta derinden..
Bir yengeç asık kayada
Sallanır durur orada...
Doğar semadan mavi ay
Sanki çekilmiş okla yay!..
Aksetmede o geceyi,
Andırıyor bir heceyi...
Parlayan sular yanıyor,
Sema denizi anıyor...
Kuzgun sular öpüşür,
Deniz perisi gülüşür...
Gece, gece uyanıyor,
Periler yıkanıyor!..


S...Ü...
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

21 Ocak 2010 Perşembe

Ne Gezersin A Yolcu

Ne gezersin a yolcu sanki bir dertli gibi,
Yüzünde bir elem var, ıstırap verir gibi,
Kalbin mahsun, göz yaşlı, tıpkı bir deli gibi,
Sana deli demem ben, belki bir dertli gibi.

Hasta değilsin evet, neden ruhun mustarip?
Söyle a yolcu söyle, sen de mi oldun garip?
Vicdanın mı titriyor, neden ruhun mustarip?
Söyle a yolcu, söyle sen de mi oldun garip?

Bak semadan geçiyor bulutlar üzgün üzgün,
Sanki onlar da dertli, rengi kararmış süzgün,
Bir ilâhi kuvvet mi onları yapmış düzgün?
Şimdi onlar da olmuş semalara bir yolcu.

Ya o gelen kız, neden rengi solmuş, sararmış,
Sanki hüzün deryası, çünkü saçlar ağarmış,
O saçları okşayan nazik eller kararmış,
Bir de sen sor ona ki, sebep nedir a yolcu?

Belki felek göğsüne bir sille vurdu geçti,
Belki açan gülleri baharsız geldi geçti,
Belki omuzlarında baykuşlar öttü, geçti,
Derin hayale daldı düştü bu hale yolcu.

Yeter artık coştuğum bu hengâme içinde
Ne dolaplar çeviren var ellerin piçinde,
Kimi atar kahkaha, kimi hicran içinde,
Bu öyle bir yara ki, merhemi zordu yolcu.

Bak selviler şahlanmış, fakat çamlar eğilmiş,
Onlar da mı dertli ki, yoksa ki vecde gelmiş,
Şu ağaçlar altında kimler ne sofra germiş,
Akasyalar açarken buradan geçtin mi yolcu?

Yeşil, çamlar, caddeler, oparlörler, geyikler,
Hele güzel tavuslar, o da bizim peyıkler,
Ya o verem, frengi, felçli sakat yiğitler,
Anlatmakla biter mi sanki bu dert a yolcu.


R…A…
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

Aşkım

Elindeki sıcaklık bir an kalbimi yaktı
Ruhundaki ihtiras benliğimi kanattı
Doğuyordu içimde çok tatlı bir heyecan
O anda ve her zaman kalbimde sendin inan
Gözlerin bakıyordu ısrarla gözlerime
Arzuyla değiyordu dizlerin dizlerime
Ne yapsak da sevgilim dönebilsek maziye.


İ…G…
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

20 Ocak 2010 Çarşamba

Hayır Edem Derken İşlerim Şer Oldu

Hayır edem derken işlerim şer oldu
Elimden bir kaza çıktı erenler
Evliye ceminde yerim dar oldu
Elimden bir kaza çıktı erenler

Benim ahdim oldur hatır yıkmayım
Evliyanın buyruğundan çıkmayım
Yüzümü çevirip şerre bakmayım
Elimden bir kaza çıktı erenler

İndim ilim deryasını boyladım
Günahım çok ama bir bir söyledim
Sanki yanınızda hata eyledim
Elimden bir kaza çıktı erenler

Benim bir sözüm var efsane sözde
Ne günah der isen bulunur bizde
Erenler nişanı var ise bizde
Elimden bir kaza çıktı erenler

Pîr Sultan Abdal'ım belalı başım
Ferahtan ayrıldım gamdır yoldaşım
Al olan malimi sağ eyle başım
Elimden bir kaza çıktı erenler


Pir Sultan Abdal

Tımarhane ve Ben

Tuhaf bu aşinalık nedir tımarhaneye,
Taburcu olup olup dönüyorum geriye,
Her seferinde «Bu son» dedim arkadaşlara,
Yine döndüm bahçeye yemyeşil ağaçlara

Anlaşılan âşıkım yeşil güzelliklere
Ne kadar desem geldim bu defa da son kere,
Öyle sanıyorum ki bir özlem duyacağım,
Az zaman sonra tekrar burada olacağım.

Cemiyetten daha hoş ve iyi ki burası,
Silinmiyor ruhumdan yıllardır hâtırası,
Belki bir çöl olsaydı akıl hastanesi
Gidenlerin gelmezdi tekrar geri dönesi.


M…T…Ö…
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

Kaybolan Sahiller

Granit kayalarla çevrilen,
Yakamozlarla ışıklanan,
Renk, renk ışıklarla dolan
Hasretindeyim kaybolan sahillerimin.
Yağarak yamaçlara iplik, iplik,
Akacağım daima kolsuz bir nehir gibi iklimlere.
Denizin bütün uğultusu şeytan minarelerinde,
Damlalarında ise kimsesizlik,
Hülyamın çizilen sahillerine ve tertemiz derinlere.


B…Ç…
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

19 Ocak 2010 Salı

Alkoliğim

İçtim içtim
Oldum o biçim
Gecenin sanki
Meltemi dindi
Elimden yüzümden
Kanım çekildi
Kaldı sesleri
Şekiller hep silindi
Ayaklarımın altı
Ne kadar derindi
Önümden,
Siviller çekildi.
Karşıma,
İşte o anda
Nefesim kesildi
Sorun bana
Karanlık, aydınlık
Nerede ve ne idi?
Yürüdüm boşluklara
Saklandım boşluklara
Ölmek istermiş gibi
Atıldım otlaklara
Hayal kervanıma
İşte burada katıldım
Beni seven karım olsa
Aş diye önüme
Ekmek ve soğan koysa
Dese şükret dününe
O mel’un şişeyi alsa
Kafama şefkatle vursa
Dese içme, iyi olur
Paran yarına kalsa
Koy başını yastığa
Zannetme ki Kaya
Ben olmasam
Arsalarda yatarsın
Yıldızları saya saya
O anda uzaklardan
Köpekler uludu
Bu sesleri kulağım
Vicdanım bile duydu
Köpek mi vicdanımdan
Vicdan mı köpekleşti uludu
Bunlar birbirine karıştı
Bu ne iğrenç barıştı.
Zaten son paramı
Ben bu işe yatırdım.
Kendimi bilerek batırdım.
Böyle olmak için
Midemi bulandırdım.
Şimdi hayali karım da
Beni yalnız bıraktı
Onun bile azarı
Bana ne sıcaktı
Artık ben kendimi
Yalnız bileceğim
Alkoliğim ben
Buldukça içeceğim.


R…T…B…
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

Öldüren Aşk

Duyduğuma göre şairlik,
Sevmekle aşk ile olurmuş;
Bende bir seveyim dedim.
Kız ekâbirdenmiş.

Hayır aşka değil de ben,
Şairliğe özenmiştim;
Bütün benliğimi hislerimi de
Şairliğe vermiştim.

Ne yalan söyleyeyim, doğruca.
Aşk şairlikten daha baskınca;
Edebi aşk bir yandan;
Bir yandan da aşk başlayınca.

Ne kafa kaldı bende ne his,
Her halde aşka mağlûp oldu nefis;
Sevgimi dahi tarif edemedim ona,
Benim lisanımdan anlamıyor kız.

Dedim ya ekâbirdenmiş bayan.
Çok da hoş, selâmlar her tanıyan;
Şairlik de öldü kalp de perişan,
Gel sen ol da bu derde dayan.


M…T…Ö…
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

18 Ocak 2010 Pazartesi

Hayır Mı Gök Turnam

Yüce yüce dağlardan mı gelirsin
Hayır mı gök turnam yardan ne haber
Benim sevdiğimi sen de bilirsin
Hayır mı gök turnam yardan ne haber

Koyuverin ben yarime varayım
Muradıma maksuduma ereyim
Sen bilmezsen ağ kuğudan sorayım
Hayır mı gök turnam yardan ne haber

Benim yarim kıya kıya bakınır
Ak ellere al kınalar yakınır
O da senin gibi güller sokunur
Hayır mı gök turnam yardan ne haber

Benim yarim gezişinden bellidir
Ak elleri deste deste güllüdür
İbrişim kuşaklı ince bellidir
Hayır mı gök turnam yardan ne haber

Pir Sultan Abdal'ım güllerin beştir
Yarimden ayrıldım günlerim hiçtir
Kılavuzun birdir katarın kaçtır
Hayır mı gök turnam yardan ne haber


Pir Sultan Abdal

Mazinin Sesi

Eski hâtıralar benliğimi de sarmış,
Meğer bu dünyada unutmak varmış,
Şimdi bir hayâl oldu o eski mazim,
Artık geçen günlerim dertli ve hazin.


H…C…G…
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

Tımarhane

Şöyle bir devran yapayım dedim
Tesadüf attı tımarhaneye
Bir demir kapı şişman kapıcı
Bırakmaz gideni çilehaneye

Gözettim etrafı kimler delidir.
Hangi sebeplerden neden delidir.
Her biri bir çeşit işten delidir.
Bağrında kimler var ah tımarhane.

Deliler halinden mahşer kopuyor.
Kimi kahkahalar atıp gülüyor
Kimi ağlıyor kimi fırlıyor
Ne kadar garip yersin ah tımarhane

Öyle bir çiftlik ki eşi bulunmaz
Çeşmeye gitsem suyu bulunmaz
Yeşil ağaçlarında meyva bulunmaz
Ne kadar garipsin ah tımarhane

Zengin servetinden mahrum olunca
Memur mevkiinden bezgin olunca
Kimi de evinden dargın olunca
Hep sende misafir ah tımarhane

Uzaktan gördüm bir yeşil türbe
İçine girdim vallahi tövbe
Sanki hicranla yoğrulmuş belde
Ne kadar garipsin ah tımarhane

Fazla konuşsam manyak diyorlar
Az konuşursam şizo diyorlar
Etrafa koşsam psiko diyorlar
Sen de şaşırdın ah tımarhane.


Tımarhane servisi R…A… 
25 Nisan 1961
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

15 Ocak 2010 Cuma

Hazreti Şah'ın Avazı

Hazreti Şah'ın avazı
Turna derler bir kuştadır
Asası Nil deryasında
Hırkası bir derviştedir

Nil deryası umman oldu
Sarardı, gül benzim soldu
Bakışı aslanda kaldı
Dövüşü dahi koçtadır

Nerde Pir Sultan'ım nerde
Özümüz asılı darda
Yemen'den öte bir yerde
Daha Düldül savaştadır


Pir Sultan Abdal

Öğretmen Bedia Tuncer'e İthaf Kendi Kendime

Yan Ali yan yanmanın esas günü gelmekte
Sevgilimin iç yüzü acıyla bilinmekte
Say şu vefasızlığı gözyaşımı dökerek
Izdırap tohumunu o gönlüme ekerek.

Canım dedim ne oldu dudak kıvırdı birden
Nasıl da gitmektesin zaman denen nehirden
Bir bakış için neler fedaya hazır,
Duygudan uzak başı boş arzulara nazır.

Sen ömrünü yoluna diyet diyerek koydun,
Adem gibi duyarak Havva gözünü oydun
O hâlâ utanmadı harap ettiği bağdan
Zamane esir doldu zamane ağından.

Fakat his ölmez Ali hesabı aynen çıkar
Sevgiyi ezen dişi bir gün şaşkınca bakar
Sen vefanın kurbanı O nankörlüğünün özü
İnan ki nedametle bir gün kan taşır gözü.


A…Ü…
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

Çiçekler ve Sen

Bir gün seni bahçende gördüm
Menekşelerin, leylâkların arasında
Bahçende papatya da gül de gördüm
Senden güzeli yoktu çiçeklerin arasında

Sende her çiçekten bir parça var.
Yüzün papatya yanakların gül
Dudaklarının renginde menekşe mi var?
Zambak mı senin kadar narin yoksa sümbül

Hayır bir parçası değil sende
Her çiçeğin bir bütünü var.
Hangi gül yanaklarının renginde
Dudaklarının renginde menekşe mi var?


M…T…Ö…
26.12.1964
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

14 Ocak 2010 Perşembe

Gönlüm

Bunca yıldır ağladım gözlerimde dolu yaş
Bulamadım kendime hakiki bir arkadaş
Yok mu kardeş kafalı temiz kalpli bir yoldaş
Çektiğim çile, döktüğüm gözyaşları

Kimi sevdimse bana asıverdi yüzünü
Hep ızdırabı tattım hep tanıdım hüzünü
Karıştırdım kederle gecemi gündüzümü
Güldüklerimin bana çatılmasın kaşları.

Gönlüm elemle dolu içimde yok tek neş’e
Atar mıyım kendimi bir daha hiç ateşe
Nerden düştüm bu asab tamir edilen işe
Bana atıyorlar hep sapanlılar taşları


M…T…Ö…
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

Bahçemdeki Ağaçlar

Ağaçlar en büyük
Dostlarımdır benim
Onlara güvenirim
Bana en yakın
İnsanlardan fazla
Onları seyrederim

İnsanların çoğu
İki yüzlüdür
Bir gün gelir belki döner
Bana uzanan
Dost eller
Belki de düşman olur

Ağuşunda serinlediğim
Sevgi ile
Seyrettiğim deniz
Bir gün gelir köpürür coşar
Belki de beni boğar
Ona da güvenemem

Serin serin tatlı tatlı
Esen rüzgâr
Bir gün gelir
Fırtına kasırga tayfun olur
Yıkar hatta öldürür
Ona da güvenemem

İlkbaharın ağaçlar
Yeşil renkli yapraklar
Beyaz mor çiçeklerle
Süslüdür
Yorgun başımı
Onun gölgesinde
Dinlerim
Onun üzerime
Sarkan dallarına
Bakar ve işte derim
Bana uzanan dost eller

Sonbahar yaprakları
Dökülür toprağa
Sararmış boynu bükük
Kış kar fırtına soğuk
Ağaçlarım çırılçıplak
Üzerinde ne bir çiçek var
Fakat o yine dimdik
Ve mağrur
Sanki bana şöyle diyor
Korkma yine yeşereceğim
Gölgemde dinleneceksin
Sana dost elimi uzatacağım
En büyük dostlarım
Ağaçlardır benim
İnsanlara denize rüzgâra
Güvenemem
Belki bir gün gelir
Döner boğar öldürür
Fakat en güvendiğim
Dostlar ağaçlardır
Benim.


Ş…B…
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

13 Ocak 2010 Çarşamba

Hele Bir Yol Sefa Geldin Desene

Böle midir sizin ilin töresi
Hele bir yol safa geldin, desene
Geçer bu güzellik sana da kalmaz
Hele bir yol safa geldin, desene

Öl dediğin yerde ölürüm , derdin
Kal dediğin yerde kalırım, derdin
Her derdine derman olurum, derdin
Hele bir yol safa geldin, desene

Sarardı gül benzim ayvaya döndü
Hakk'ı söyledikçe müşkülüm kandı
Ayrılık ateşi sinemi deldi
Hele bir yol safa geldin, desene

Yatarım Muhammed, kalkarım Ali
Gittiğimiz on'ki İmam yolu
Pirim Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Hele bir yol safa geldin, desene

Kırmızı güller solmaz mı sandın
Pir Sultan Abdal'ı gelmez mi sandın
Bir safa geldin de demez mi sandın
Hele bir yol safa geldin, desene


Pir Sultan Abdal

Bakırköy

İnsanlığı, şefkati, ilmi burada duymuşum.
Kütün bir hayat boyu meğer ben uyumuşum.
Eski köhne tedavi atılmıştır geriye,
Modern, ilmi tedavi, hedef hep ileriye...

Burda hasta misafir, deli yok artık burda...
Bundan ayrı anlayış mazide kaldı, hurda.
Burası mütemadi dönen koskocaman çark.
Ağaçlarının altı sanki bizim Hyde Park...

Bol gıda, müzik, spor tatil nağmeler gür,
Hareketler tam serbest, ruhlar yükseklerde hür.
Kızılay, Mavi Melek, çiçekle dolu bir köy,
Yıkılan dünyalara kalpten destek Bakırköy...

Bakırköy sosyal yardım, akılcıyı andırır.
Şifa verir hastayı millete kazandırır..
Doktoru, hemşiresi, insanlık yarışında.
Yere inmiş melekler koşar her karışında..

Bunda sevgi, saygı, burada şefkat vardır.
Burda herkes çocuk, herkes dünya kadardı...
Bunla her bir hasta bir şaheser emektir.
Medeniyet, insana yardım etmek demektir..


M...K…
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

Ne Çıkar Sanki

Güzelsin, sevmişim, ne çıkar sanki,
Bir gül olsan dahi koklayamam ki,
Kalbimi sana veremem, çünkü;
Belki çapkınsın, yıkar kaçarsın.

Endamın, bakışın sanki bir bahar
Kim seni sevmez ki ey gonca gülzar,
Kalbim üzgündür, incitme solar,
Bahtımın baharı neden kaçarsın?

Aşkınla gözyaşım sel olup aksa,
Gözlerim yollarda takılıp kalsa.
Aşkınız ömrüme bir kanca taksa.
Kancayı almadan neden kaçarsın?


R...A...
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

12 Ocak 2010 Salı

Şiircik

Ah şu duvarlara bak ne güzel resimler var
Onlara baktıkça kabaran bir hevesim var.
Ne olur verin şu kalemi adı ve pis elime
Reddetmeyin sokmayın beni derin elem'e
Vinci, Rafael gibi muhayyile eseri
Onlara baktıkça oluyorum esiri
Sayenizde ben de resim yapmaya çalışsam
Sayenizde ben de kabiliyet olup çıksam.


S…D…
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

Kaderin Gücü

Didindim çalıştım pişirdim aşı
Yalnız bıraktım beş yavru kuşu
Sahipsizlerin ters gitti işi
Yavruların bahtına nice ağlarım

Sizler de henüz süt emensiniz
Şafaktan uyanıp babam dersiniz
Yatakta uyurken yoksul geceniz
Yavrular diye bağrım dağlarım

Babayı ister sesten yanılmaz
Çocuk anne babasız kalmaz
Nimeti bulursa fikri yorulmaz
Yavruya sarf ettim gençlik çağlarını

Babaları gelince gaflette biter
Komşuyu hısımı hemen terk eder
Babanın geldiği onlara yeter
Yavrum diye karaları bağlarım

İnsan yavrusunu pula veremez
Feleğin kahrına karşı gelemez
Giden gitti geri dönemez
Kaderin gücünü tedbir yenemez

Sen de üzülme ey M...C...
Allah’ın kuluydu hep evliyalar
Ademler Fatihler çok Süleymanlar
Yavrulara sonsuz sevgi yollarım.


M…C…
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler, İnilti

11 Ocak 2010 Pazartesi

Her Sabah Her Sabah

Hak peyik yollamış selam eylemiş
Her sabah her sabah yalvarır kullar
Onlar da özünü Hakk'a yetirmiş
Her sabah her sabah yalvarır kullar

Uymayasın kör şeytanın sözüne
Dön gidelim Muhammed'in izine
Kul olanın uyku girmez gözüne
Her sabah her sabah yalvarır kullar

Uyuma ki Muhammed'i göresin
Yaradan Allah'tan kısmet alasın
Günahlıysan günahsızdan olasın
Her sabah her sabah yalvarır kullar

Nuh'u Nebi ile kaldık gemide
Tabip gerek bu yarama em ede
Kimi kilisede kimi camide
Her sabah her sabah yalvarır kullar

Pir Sultan Abdal'ım hayal düş gelir
Her gün bahar gitmez bir gün kış gelir
Yaradan'a yalvarması hoş gelir
Her sabah her sabah yalvarır kullar


Pir Sultan Abdal