Şiir, Sadece: 2018-11-04

10 Kasım 2018 Cumartesi

Hayır

Dinlensin diyedir gözlerimiz
Bu önümüzde açılıp giden manzara;
Bu dünya, yoruldu mu kuşlar konsun diyedir,
Ve tanrılar boşluktan bıkınca.

Ellerimize malum olur nedense
Suların rengi balıklarıyla, çiçekleriyle,
Düşünmenin huzuru ayan olur;
Soğuğun sessizliği hakeza.

Yuvarlanan yıldızlar içinde saçlarımız,
Boylarımız büyür usul usul;
Duyulmasın diye gürültüler uykularda
Yağmurlar yağar geceleri.


Can Yücel

9 Kasım 2018 Cuma

Güzele

Dün gece senin küçücük elinle yalnız yattık
Yalnız senin küçücük elinle yalnızlık
Kandilli ilkokulu kadar kalabalık
Zilleri çaldığında düşlerinin
Sınıfların kapıları ardına kadar açık
Gökyüzünün, denizin, toprağın, hayalle, emeğin
Haklı sınıfları

Belki de baskın korkusuyla vefasız, akıntıya atılan
Kitaplar varya onlardan
Öğrenmiş Marx'ı, gümüş balıkları
Ve belki de onun için o kadar,
O kadar aydınlık ortalık...

Sen ki çiçekleri toplamayan güzelim
Çicekleri sulayan çocuk
Ve ben ki buruk ve kavruk
Bir ihtiyar adamım artık
Öyle güzeldim ki senle, çiçeklerden çok
Ve anladım, anladım ki bir daha
DÜŞÜNDE BİLE GÖREMEZ İŞLER
DÜŞLERİN GÖRDÜĞÜ İŞLERİ


Can Yücel

Ey Kopuz ile Çeşte Aslın Nedir Ne İşte

Ey kopuz ile çeşte aslın nedir ne işte
Sana suâl sorarım aydıvır bana üşte

Aydır ki aslım ağaç koyun kirişi birkaç
Gel işretim dinle geç aklı koma beleşte

Aydırlar bana haram ben oğrılık değilem
Çünkü aslım mısmıldır ne var imiş kirişte

Bana kiriş dediler aşka giriş dediler
Benim adım aşk verdi ben durmazam kolmaşta

Şâdılık ile geldim işbu âleme doldum
Mürvetlere düzüldüm kodular işbu düşte

Ağaç deri derildi kiriş ile bir oldu
Aşk denizine daldı behâne yok bu işte

Mevlânâ sohbetinde saz ile işret oldu
Ârif ma’niye daldı çün biledir ferişte

Ferişteyi anmaktan bilesin murat nedir
Gece gündüz biledir senin ile her işte

Ol feriştehler adı Kirâmen Kâtibîn’dir
Yazmaktan usanmazlar ırmazlar yaz u kışta

Birisi sağ omzunda birisi sol omzunda
Birisi hayrın yazar birisi şer cünbişte

Kâğıtları tükenmez ne hod mürekkepleri
Aşınmaz kalemleri kaaimlerdir ol işte

Hem meyhâneye varır hem büthâneye girer
Bunlar saklarlar seni sen gaafilsin bu işte

Yunus imdi Sübhân’ı vesfeylegil gönülde
Ayrı değil âriften bu kopuz ile çeşte


Yunus Emre

Evliyâya Münkirler Hak Yoluna Asıdır

Evliyâya münkirler Hak yoluna âsıdır
Ol yola âsı olan gönüllerin pasıdır

Tarttık bu aşk cefâsın tâ erince ma’şuka
Zirâ ki ol dost benim derdimin devâsıdır

Henüz bu yer olmadan gökler yaratılmadan
Evliyâlar vatanı padişah kal’asıdır

Mevlânâ Hudâvendgâr bize nazar kılalı
Onun görklü nazarı gönlümüz aynasıdır

Geyikli’nin ol Hasan söz ayıtmış kendiden
Kudret dilidir söyler kendinin söz nesidir

Miskin ol bre miskin gide senden kibr ü kin
Ruzgâr gelip geçer pes kime ne kalasıdır

Okuyuban yazmadan yanılıban azmadan
Yunus bu aşk sözünü kim bildi bilesidir


Yunus Emre

8 Kasım 2018 Perşembe

Gelincik Şurubu

Şu ölen çocuklar var ya
Sana bana dünyaya...

İlikleriniz donduğunda kışın
Bir kaşık umut gerektiğinde
O şişe gelecek aklınıza
Pencerenin önünde duran
Güneşte
Gelincik...


Can Yücel

Ey Sözlerin Aslın Bilen Gel De Bu Söz Nerden Gelir

Ey sözlerin aslın bilen gel de bu söz nerden gelir
Söz aslını anlamayan sanır bu söz benden gelir

Söz kılar kayguyu şad söz kılar bilişi yad
Eğer horluk eğer izzet her kişiye sözden gelir

Söz karadan aktan değil yazıp okumaktan değil
Bu yürüyen halktan değil hâlık âvâzından gelir

Ne elif okudum ne cim varlığındandır kelecim
Bilmeye yüz bin müneccim tâliim n’ıldızdan gelir

Şu’le bize Ay’dan değil aşk eri bu soydan değil
Rızkımsa bu evden değil deryâ-yı ummandan gelir

Biz bir behâne arada ayrık de elden ne gele
Hak çün emir eyler cana (bu) keleci ondan gelir

Yunus bir derd ile âh et kahr evinde n’eyler rahat
Bu derde derman kefâret bir âh ile süzdan gelir


Yunus Emre

Doldur Bize Kadehi Aşk Şarabından Eyâ Sâki

Doldur bize kadehi aşk şarabından eyâ sâki
Ol denizden içir bize k’andan içer şeyh u fakı

Sohbetimiz ilâhîdir sözümüz kevser suyudur
Şâhımız şahlar şâhıdır çalgımızdır dost firakı

Kim ki bir dem sohbet ola müftî müderris mât ola
Bir ilâhî devlet ola andan içen oldu bâki

Hırka ile taç yol vermez fereciyle âlim olmaz
Din diyânet olmayınca okusan kamu varakı

Okudun yedi mushafı ha tâat gösterir safî
Çünkü amel eylemedin gerekse var yüz yıl oku

Bin kez hacca vardın ise bin kez gazâ kıldın ise
Bir kez gönül kırdın ise gerekse var yollar doku

Gönül mü yeğ Kâ’be mi yeğ ayıt bana aklı eren
Gönül yeğdürür zira kim gönüldedir dost durağı

Gönüllerin komşuların ısmarladı Hak Rasûle
Mi’raç gecesi dost ile bu keleci oldu bâki

Yunus işin budur (hemin) dutgıl gönüller eteğin
Dilersen bâki olasın gönüller oldular bâki


Yunus Emre

7 Kasım 2018 Çarşamba

Farzet Hiç Ayrılmadık

Farzet hiç ayrılmadık

Gözümde tütüyor

Gözümü tütsülüyorsun hala

Hep birlikteyiz sanki

Seninle ben ve DÜNYA


Can Yücel

Lâ şerik'ten Okursun Sonra Şerîk Katarsın

“Lâ şerik”ten okursun sonra şerîk katarsın
Bire iki dimegil fitne kimden tutarsın

Çün Kur’an gökten indi onu Allah buyurdu
Ondan haber ver bana ha kitapten ötersin

Okursun tasrif kitap nice binâ vu i’râb
Havf u recâ sende yok öyle kim bir Tatar’sın

İlm okumaktan gerek kend’ özünü bilmektir.
Kend’ özünü bilmezsen bir hayvandan betersin

İlk okumak ma’nîsi ibret almaktır ancak
Çün ibret almadın sen görmeden taş atarsın

On iki bin hadîsi cem eyledi Mustafâ
Unuttunuz onu siz şerh ile söz satarsın

Kılarsın riyâ namaz yazığın çok hayrın az
Dinle neye varır söz cehennemden bitersin

Halka fetvâ verirsin ne için sen tutmazsın
İhlâs ile gelirsen bizden nesne utarsın

Sen fakıhsin ben fakıyr sana hiç tanımız yok
İlmin var amelin yok günahlara batarsın

Bu düzülen tertibi ayrıksıdı mı dersin
Başaramazsın hoca endişeden yitersin

İşit Yunus sözünden ibret algıl özünden
Eğer kabûl edersen birkaç dahı katarsın


Yunus Emre

Ey Çok Kitaplar Okuyan Sen Kim Tutarsın Bana Dak

Ey çok kitaplar okuyan sen kim tutarsın bana dak
Tâ bilesin sırrı ayan gel aşkıdan oku sebak

Ger sen seni bildin ise sûret terkin urdun ise
Sıfat nedir bildin ise ne kim edersen bana hak

Bilmeyesin bed-nâm ü nâm bir ola sâna hâs u âm
Bildin ise ilmi tamam gel aşkıdan oku sebak

Okumagıl ilmin yüzün ilme amel gerek güzin
Aç gönülden bâtın gözün âşık ma’şuk haline bak

Bakgıl âşık ne işedir ma’şûka ol cünbiştedir
İkisi bir teşviştedir iki sanıp bakma ırak

İkilikten geçemedin hâli kalden seçemedin
Dosttan yana uçamadın fakılık oldu sana fak

Cübbe vü hırka tâc ü taht verse gerekti aşka baç
Dört yüz mürîd ü elli hac terk eyledi Abdürrazzak

Onun gibi din ulusu haç öptü çaldı nâkusu
Sen dahı bırak nâmusu gel beri putun oda yak

Âşık ma’şuk birdir bile aşktan gelir her söz dile
Biçâre Yunus ne bile ne kara okudu ne ak


Yunus Emre

6 Kasım 2018 Salı

Boşver Be Yaşı Başı

Gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver!
Şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver!
Koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına.
Yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
Sen inan yüreğine,
hem ona geçmezse kime geçer sözün?
Büyü, büyü..
Bak ellerin, ayakların kocaman,
aklın da maaşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
Akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver!!
Takılmışsın yüzündeki, gözündeki çizgilere.
O çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü,
öl gitsin..
Parayı pulu savurup,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,
savrul gitsin..
Boş ver be yaşı başı,
kim tutar seni kim,
kendi yüreğinden başka kim?
Aklını al da öyle git,
ister bir duvara, ister bir odaya, ister kıra bayıra vur da git.
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna..
Yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa..
Yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş,
sen mi biteceksin?
Çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ulan dibine kadar diyemiycek misin?


Can Yücel

Canım Erenler Yolu İnceden İnceyimiş

Canım erenler yolu inceden inceyimiş
Süleymân’a yol kesen şol bir karıncayımış

Gönlüm aydır varayım sana geri geleyim
Günlüm uyduğu bana dostu buluncayımış

Götürmedi kimsene kimsenenin gücünü
Güç götürürüm diyen eli erinceyimiş

Âşıkın gözü yaşı dün ü gün durmaz akar
Âşık kan ağladığı ma’şuk soruncayımış

Aydırlar idi bana âşık âvâre olur
Geldi başıma gördüm ol söz yerinceyimiş

Dört kitabın ma’nîsin okudum hâsıl ettim
Aşka gelincek gördüm bir uzun heceyimiş

Ben dervişim diyenler haramı yemeyenler
Harâmın yenmediği ele girinceyimiş

Aydırlar fülân öldü mülkiyle malı kaldı
Ol malın irkildiği ıssı ölünceyimiş

İki kişi söyleşir Yunus’u görsem diye
Biri aydır ben gördüm bir âşık kocayımış


Yunus Emre

Dosttan Haber Geldi Gene Dostlar Yarak Etsin Demiş

Dosttan haber geldi gene dostlar yarak etsin demiş
Dirgensinler meşâyihe er eteğin tutsun demiş

Ben severim şol kulumu yoksul da sabreyleye
Benden ona yol eyledim mi’râcıma yetsin demiş

Şol kahr ile kazananlar güle güle yedirenler
Götürdüm perdelerini didârıma baksın demiş

Her bir kişi dosta vara armağanın dosta vere
Anda bizi anmayanlar bunda da unutsun demiş

Fânî dünyadan geçeriz bâkıy mülküne göçeriz
Armağan gerek(tir) dosta yüklü yükün tutsun demiş

Ayıdın Yunus’a dursun yüzünü toprağa sürsün
Öğüdün kendiye versin okuduğun tutsun demiş


Yunus Emre

5 Kasım 2018 Pazartesi

Eğer

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de kalp,
göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de, kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!


Can Yücel

Bu Bir Acâyip Haldir Bu Hâle Kimse Ermez

Bu bir acâyip haldir bu hâle kimse ermez
Âlimler da’vî kılar velî değme göz görmez

İlm ile hikmet ile kimse ermez bu sırra
Bu bir acayip sırdır ilme kitaba sığmaz

Âlem ilmin okuyan dört mezhep sırrın duyan
Âciz kaldı bu yolda bu aşka el uramaz

Bu aşkın sırrı acep bu aşkı kıldı talep
Meğerki vere Çalap onu değme göz görmez

Onu ol kişi görür ol ecelsizin ölür
Bu nasîbi ol alır onlar ki cana kalmaz

Her kim kaldı canına ermeyiser honuna
Vardı düştü hoş derde dahi bir cana kalmaz

Hadistir Mustafa’dan aşk ile ıkrar dedi
Binde bir ârif bunu bakıp okuyabilmez

Yunus canını berk et bildiklerini terk et
Fena olmayan sürat şahına vâsıl olmaz


Yunus Emre

Keleci Bilen Kişinin Yüzünü Ağede Bir Söz

Keleci bilen kişinin yüzünü ağede bir söz
Sözü pişirip diyenin işini sağede bir söz

Kelecilerin pişirgil yaramazını şeşirgil
Sözün us ile düşürgil demegil çağada bir söz

Gel ahî ey şehriyârı sözümüzü dinle bâri
Hazâran gevher dînârı kara toprağ ede bir söz

Kişi bile söz demini demeye sözün kemini
Bu cihan cehennemini sekiz uçmağ ede bir söz

Yürü yürü yolun ile gaafil olma bilin ile
Key sakın ki dilin ile canına dağ ede bir söz

Yunus imdi söz yatından söyle gözü gaayetinden
Key sakın o şeh katından seni ırağ ede bir söz


Yunus Emre

4 Kasım 2018 Pazar

Bilmelisin ki...

Bilmelisin ki... Bilmelisin ki...
Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.

Bilmelisin ki ...
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa,
anlam yükü o kadar azalır.

Bilmelisin ki ...
Karsındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.

Bilmelisin ki ...
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
Gerçek aşkların da!

Bilmelisin ki ...
Tecübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok, ne tür deneyimler yaşadığınızla var.

Bilmelisin ki ...
Aile hep insanın yanında olmuyor.
Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik değil

Bilmelisin ki ...
Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da
ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir.

Bilmelisin ki ...
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.

Bilmelisin ki ...
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin
için dönmesini durdurmuyor.

Bilmelisin ki ...
Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz

Bilmelisin ki ...
İki kişi münakaşa ediyorsa, bu birbirlerini
sevmedikleri anlamına gelmez.
Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.

Bilmelisin ki ...
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.

Bilmelisin ki ...
sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.


Can Yücel