Şiir, Sadece: Yunus Emre şiirleri
Yunus Emre şiirleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yunus Emre şiirleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2018 Cuma

Ata Belinden Bir Zaman Anasına Düştü Gönül

Ata belinden bir zaman anasına düştü gönül
Hak’tan bize destûr oldu hazîneye düştü gönül

Anda beni can eyledi et ü sünğük han eyledi
Dört on günü deyiceğiz değritmeye düştü gönül

Yürür idim anda pinhan Hak buyruğu vermez aman
Vatanımdan ayırdılar bu dünyaya düştü gönül

Beni beşiğe vurdular elim ayağım sardılar
Önden acısın verdiler tuz içine düştü gönül

Günde iki kez çözerler başına akça dizerler
Ağzıma emcek verdiler nefs kabzına düştü gönül

Bu nesneyi terk eyledim yürümeye azmeyledim
On ’ki sünğügün yazarlar elden ele düştü gönül,

Oğlan iken sultan kopar kim elin kim yüzün öper
Akıl bana yoldaş oldu sultanlığa düştü gönül

Bu çağ ile sakal biter görenin gülreği tutar
Güzeller katında biter sev-seviye düştü gönül

Hayırdan şerri çok sever işlemeğe becid iver
Nefsinin dileğin kovar nefs evine düştü gönül

Kırk beşinde sûret döner kara sakala ak iner
Bakıp şeybetin görünce yoldurmaya düştü gönül

Yola gider başaramaz yiğitliğe eli varmaz
Bu nesneleri koyuban yuvanmaya düştü gönül

Oğl’ aydır bunadı ölmez kız aydır yerinden durmaz
Hiç kendi hâlinden bilmez halden hale düştü gönül

Ölüceğiz şükredeler sinden yana iledeler
Allah adın zikredeler çok şüküre düştü gönül

Su getireler yumağa kefen saralar komağa
Ağaç ata bindireler teneşire düştü gönül

Eğer var ise amelin genğ olısar senin sinin
Eğer yok ise amelin oddan şarap içti gönül

Yunus anlayıver hâlin şuna uğrayısar yolun
Bunda elin erer iken hayr işlere düşgil gönül


Yunus Emre

27 Aralık 2018 Perşembe

Çıktım Erik Daima Anda Yedim Üzümü

Çıktım erik daima anda yedim üzümü
Bostan ıssı kakıyıp der ne yersin kozumu

Ağrılık yaptı bana bühtan eyledim ona
Gerçi de geldi aydır hani aldın kuzumu

Kerpiç koydum kazana poyraz ile kaynattım
Nedir diye sorana bandım verdim özünü

İplik verdim çulhaya sarıp yumak etmemiş
Becid becid ısmarlar gelsin alsın bezini

Bir serçenin kanadın kırk katıra yüklettim
Çift dahı çekemedi şöyle kaldı kazını

Bir sinek bir kartalı salladı vurdu yere
Yalan değil gerçektir ben de gördüm tozunu

Bir küt ile güreştim elsiz ayağım aldı
Güreşip basamadım göynündürdü özümü

Kafdağından bir taşı şöyle attılar bana
Öylelik yola düştü bozayazdı yüzümü

Balık kavağa çıkmış zift turşusun yemeye
Leylek koduk doğurmuş baka şunun sözünü

Gözsüze fısıldadım sağır sözüm işitmiş
Dilsiz çağırıp söyler dilimdeki sözümü

Bir öküz boğazladım kaldırdım serekodum
Öküz ıssı geld’ aydır boğazladın kazımı

Bundan da kurtulmadım n’idesini bilmedim
Bir çerçi de geld’ aydır hani aldın közümü

Tospağaya sataştım gözsüz sepek yoldaşı
Sordum sefer nereye Kayseri’ye azimi

Yunus bir söz söyledin hiçbir söze benzemez
Münâfıklar elinden örter ma’nî yüzünü


Yunus Emre

İster idim Allâh’ı Buldum İse Ne Oldu

İster idim Allâh’ı buldum ise ne oldu
Ağlar idim dün ü gün güldüm ise ne oldu

Erenler meydanında yuvarlanır top idim
Padişah çevgânında kaldım ise ne oldu

Erenler sohbetinde deste kızıl gül idim
Açıldım ele geldim soldum ise ne oldu

Âlimler ulemâlar medresede bulduysa
Ben harâbât içinde buldum ise ne oldu

İşit Yunus’u işit yine deli oldu hoş
Erenler ma’nîsine daldım ise ne oldu


Yunus Emre

26 Aralık 2018 Çarşamba

Yâ İlâhî Ger Suâl Etsen Bana

Yâ ilâhî ger suâl etsen bana
Cevabım işbu idi anda sana

Ben banâ zulmeyledim ettim günâh
N’eyledim n’ittim sanâ ey pâdişâh

Gelmeden dedin hakıma kem diye
Doğmadan dedin Asâ Âdem diye

Sen ezelde beni âsî yâzasın
Doldurâsın âleme âvâzesin

Ben mi düzdüm beni sen düzdün beni
Pûr ayip nîşe getirdin ey ganî

Gözüm âçıp gördüğüm zındân içi
Nefs ü hevâ pür dolu şeytân içi

Haps içinde ölmeyeyim diye aç
Mısmıl u murdar yedim bir iki kaç

Nesne eksildi mi mülkünden senin
Geçti mi hükmüm (ye) hükmünden senin

Rızkımı yeyip seni aç mı kodum
Ye yeyip öynünü muhtaç mı kodum

Kıl gibi köprü gerersin geç diye
Gel seni sen tuzağımdan seç diye

Kıl gibi köprüden âdem mî geçer
Ye düşer yâ dayanır yahut uçar

Kulların köprü yaparlar hayr için
Hayrı bûdur kim geçerler seyr için

Tâ gerek bünyâdı muhkem ola ol
Ol geçenler aydalar uş doğru yol

Terazi kurarsın hevâset tartmağa
Kasdedersin beni oda atmağa

Terazi ona gerek bakkal ola
Ye bezirgân tâcir ü attâr ola

Çün günah murdarların murdârıdır
Hazretinden yâramazlar kârıdır

Sen gerek lûtf ile onu örtesin
Pes ne hâcet murdar’ açıp tartasın

Sen temâşâ kılasın ben hoş yaman
Hâşe lillâh senden ey Rabb’el-enâm

Sen basirsin hod bilürsün hâlimi
Pes ne hâcet tartasın a’mâlimî

Geçmedi mi intikamın öldürüp
Çürüdüp gözüme toprak doldurup

Değmedi hiç Yunus’tan sânâ ziyan
Sen bilirsin âşikâra vu nihan

Bir avuç toprağa bunca kıyl ü kaal
Neye gerek ey Kerîm-î Zü’l – celâl


Yunus Emre

Erenler Bir Denizdir Aşık Gerek Dalası

Erenler bir denizdir âşık gerek dalası
Bahrı gerek denizden girip gevher alası

Gene biz bahrı olduk denizden gevher aldık
Sarraf gerek gevherin kıymetini bilesi

Yürü var epsem ol a (ne) simsarlık satarsın
Alî gibi er gerek işbu sırra eresi

Muhammed Hakk’ı bildi Hakk’ı kendide gördü
Cümle yerde Hak hâzır göz gerektir göresi

Dile rızkını Hak’tan “Nahnu kasemnâ” pinhan
Nefsin bilmiş er gerek göz hicabın silesi

Dedim işbu nefesi âşıklar hükmü ile
Bahıllıksız er gerek bir karara durası

Yürü hey sûfî zerrak ne sâlûsluk satarsın
Hak’tan artık kim ola kula dilek veresi

Hak durağı gönülde âyâtı var Kur’an’da
Arştan yukarı canda aşk burcunun kal’ası

Şöyle deli olmuşum bilmezim dünden günü
Yüreğimde işledi aşk odunun yâresi

Gel imdi miskin Yunus tut erenler eteğin
Cümlesi miskinlikte yokluk imiş çâresi


Yunus Emre

25 Aralık 2018 Salı

Çalab’ın Aşkı Benim Bağrımı Baş Eyledi

Çalab’ın aşkı benim bağrımı baş eyledi
Aldı benim gönlümü sırrımı fâş eyledi

Hergiz gitmez gönülden hiç eksik olmaz dilden
Çakıp kendi nurunu gözüme tuş eyledi

Can gözü onu gördü dil ondan haber verdi
Can içinde oturdu gönlümü arş eyledi

Bir kadeh sundu cana can içti kana kana
Dolu geldi peymâne canı sarhoş eyledi

Esrik oldu cânımız dür döker lisânımız
Ol Çalab’ımın aşkı beni sarhoş eyledi

Ben kaçan derviş olam tâ ki ona eş olam
Yüz bin benim gibiyi aşk hırka-pûş eyledi

Yunus imdi avunur dostu gördü sevinir
Erenler mahfilinde aşka cünbiş eyledi


Yunus Emre

Aşk Bezirgânı Sermâye Canı

Aşk bezirgânı sermâye canı
Bahâdır gördüm cana kıyanı

Zihî bahadır can terkin urur
Kılıç mı keser himmet giyeni

Kamusun bir gör kemterin er gör
Ölü görmegil palas giyeni

Tez çıkarırlar fevk’al – ülâya
Bin Îsi gibi dîne uyanı

Tez indirirler taht’es - serâya
Bin Karun gibi dünya kovanı

Âşık olanın nişânı vardır
Melâmet olur belli beyânı

Çün Mansur gördü ol benim dedi
Oda yaktılar işittin anı

Oda yandırdın külün savurdun
Öyle mi gerek seni seveni

Zinhâr ey Yunus gördüm demegil
Oda yakarlar gördüm deyeni


Yunus Emre

24 Aralık 2018 Pazartesi

Bana Namaz Kılmaz Deme Ben Bilirim Namazımı

Bana namaz kılmaz deme ben bilirim namazımı
Kılar isem kılmaz isem ol Hak bilir niyâzımı

Dosttan artık kimse bilmez kâfir Müslüman kimdiğin
Ben kılarım namazımı Hak geçirdiyse nâzımı

Ol nâzı dergâhta geçer ma’nî şarabından içer
Hicapsız can gözün açar kendi siler dost gözümü

Dost bundadır belli beyan dost dîdârın gördüm ayan
İlm ü hikmet okuyanın buna değindir azimi

Her dem dost yolun bulmayıp gizli ma’nî şerh eyleyip
Değme âşık şerh etmeye benim bu gizli râzımı

Sözüm ma’nîsine erin bî nişandan haber verin
Dertli âşıklara sorun benim bu dertli sözümü

Dert âşıkın dermânıdır dertli âşıklar ganîdir
Kaadir kudret ünüdür der işitenler âvâzımı

Dost isteyen gelsin bana göstereyim dostu ona
Budur sözüm önden sona ben bilirim kend’ özümü

Yunus imdi söyle Hakk’ı münkir sana tutsun dakı
Bişiptürür Hakk’ın honu ârifler tatsın tuzumu


Yunus Emre

Bu Ömrüm Yok Yere Harcatmışım Ben

Bu ömrüm yok yere harcatmışım ben
Canımı gör ne oda atmışım ben

Kimesne kimseye etmemiş ola
Onu kim kendime bed etmişim ben

Amelim rahtını derdim götürdüm
Kamû assım ziyâna atmışım ben

Cihanda bir sınık saksıdan ötrü
Güherlerim yabâna atmışım ben

Amelim ne ki varsa hep riyâdır
Acebdir ihlâsı unutmuşum ben

Geceye eresini kimse bilmez
Tûl-i amel başın uzatmışım ben

Dügeli ömrümü harcına sürdüm
Ziyandan bellidir ne utmuşum ben

Biçâre Yunus’un çoktur günâhı
Onun dergâhına yüz tutmuşum ben


Yunus Emre

21 Aralık 2018 Cuma

Ey Bana Derviş Deyen Ne’m Ola Derviş Benim

Ey bana derviş deyen ne’m ola derviş benim
Dervişlik yaylasında hareketim kış benim

Derviş adın edindim derviş donun donandım
Yola baktım utandım hep işim yanlış benim

Hırkam tacım gözlerim fâsid işler işlerim
Her yanımdan gizlerim bin bir fâsid iş benim

Yoldan haber sorarlar aydırım inanırlar
Kalbim sâfi sanırlar vay ne düşvar iş benim

İçerime bakarsan buçuk pulluk nesne yok
Daşramın kavgasından âlemler dolmuş benim

Yunus aydır yârenler ey gerçeğim erenler
Bu yolda olan hâller Allâh’a kalmış benim


Yunus Emre

Sûfîyim Halk İçinde Tesbih Elimden Gitmez

Sûfîyim halk içinde tesbih elimden gitmez
Dilim ma’rifet söyler gönlüm hiç kabûl etmez

Boynumda icâzetim riyâ ile tâatım
Endişem ayrık yerde gözüm yolum gözetmez

Söylerim ma’rifeti sâluslanırım katı
Miskinliğe dönmeye gönlümden kibir gitmez

Hoş dervîşim sabrım yok dilimde inkârım çok
Kulağımdan gireni hergiz içim işitmez

Âlem çıraktır sadır gönlüm bunu gözetir
N’ideyim Hak korkusu hergiz içimden bitmez

Görenler elim öper tac u hırkama bakar
Şöyle sanırlar beni zerrece günah etmez

Dışımda ibâdetim sohbetim hoş tâatım
İç pazarda gelince bin yıllık ayyar etmez

Görenler sûfî sanır selâm verir utanır
Onca iş koparaydım eleriben güç yetmez

Dışım derviş içim boş dilim tatlı sözüm hoş
İllâ ettiğim işi dînin değşiren etmez

Yunus eksikliğini Allah’ına arz eyle
Onun keremi çoktur sen ettiğin ol etmez


Yunus Emre

20 Aralık 2018 Perşembe

Ey Bana İyi Diyen Benim Kamudan Yavuz

Ey bana iyi diyen benim kamudan yavuz
Alnımı Ay bilirim bu gözlerimi gündüz

Bu vücûdum şehrinde buçuk pulluk assım yok
Amelim mahalleri ser-be-ser kalmış ıssız

Hücrede ve bucakta Hakk’a lâyık amel yok
Kimde derd ü firak var kimlerde eserli söz

Halk hep ayağın durur ben seğirttim oturdum
Geçtim sadır yerine döşek kalın yerim düz

Bunun gibi salûsluk çünkim elime girdi
Artık n’işime yarar derd ü firak âh u sûz

Ben bir kitap okudum kalem yazmadı onu
Mürekkep eyler isem yetmeye yedi deniz

Ben oruç namaz için süci içtim esridim
Tesbîh u seccâdeyçin dinledim çeşte kopuz

Yunus’un bu sözünden sen ma’nî anlar isen
Konya menâresini göresin bir çuvalduz


Yunus Emre

Ey Bana İyi Deyen Benem Kamudan Kemter

Ey bana iyi deyen benem kamudan kemter
Şöyle mücrimim yolda mücrimler benden server

Benim gibi mücrim kul bir dahı isteyibul
Dilimde ilm ü usûl dileğim dünya sever

Zâhirim iyi yerde gönlüm fâsid haberde
Bulunmaya Bağdad’da bencileyin bir ayyâr

Dışım göynü içim ham dirliğim budur müdam
Yol varmadan bir kadem arştan veririm haber

Dışım biliş içim yad dilim hoş gönlüm mürted
İşim yavuz iyi ad böyle fitne kanda var

Kime kim öğüt verdim ol Hakk’a erdi gördüm
Bana benim öğüdüm hiç eylemedi eser

Takındım şeyhlik adın kodum ma’şuk tâatın
Verdim nefsin muradın kani Hakk ile pazar

Yayıldı Yunus adı suçtur cümle tâatı
Çalab’ım inâyeti suçun geçire meğer


Yunus Emre

19 Aralık 2018 Çarşamba

Bir Suâlim Var Sana Ey Dervişler Ecesi

Bir suâlim var sana ey dervişler ecesi
Meşâyih ne buyrur yol haberi nicesi

Vergil suâle cevap tutalım olsun sevap
Şu’le kime gösterir aşk evinin bacası

Evvel kapı şeriat emr ü nehyi bildirir
Yuya günahlarını her bir Kur’an hecesi

İkincisi tarîkat kulluğa bel bağlaya
Yolu doğru varanı yarlıgaya hocası

Üçüncüsü ma’rifet can gönül gözün açar
Bu ma’nî sarayına arşa değin yücesi

Dördüncüsü hakıykat ere eksik bakmaya
Bayram ola gündüzü Kadir ola gecesi

Bu şeriat güç olur tarîkat yokuş olur
Ma’rifet sarplıkdurur hakıykattir yücesi

Dervişin dört yanında dört ulu kapı gerek
Nereye bakar ise gündüz ola gecesi

Ona eren dervişe iki cihan keşfolur
Onun sıfâtın över ol hocalar hocası

Dört hâl içinde derviş gerek siyâset çeke
Menzile ermez kalır yol eri yuvacası

Kırk kişi bir ağacı dağdan gücün indire
Ye bunca mürit muhib sırat nice geçesi

Küfrün atarken sakın îmânın urmayasın
Yoksa sırsın güveci sebil olur güveci

Dört kapıdır kırk makam yüz altmış menzili var
On’ erene açılır vilâyet derecesi

Âşık Yunus bu sözü muhal diye söylemez
Ma’nî yüzün gösterir bu şâirler hocası


Yunus Emre

Andan Beri Kim Aşkın Benimle Yoldaş Oldu

Andan beri kim aşkın benimle yoldaş oldu
Rahman yoluna beni göstermeğe baş oldu

Canım üzere durdu rahman çerisin derdi
Şeytan ilini vurdu key yağma taraş oldu

Aşk nefs iline aktı ne buldu ise yaktı
Kibir kal’asın yıktı anda çok savaş oldu

Dost yüzün ayan gördüm sır haberlerin sordum
Dedi gizli bilmezsin uş söyledim faş oldu

Aşk aldı elim benim gösterdi doğru yolum
Hakk’a şükür kim hâlim bayağıdan hoş oldu

Onlar ki göz açtılar bu dünyâdan geçtiler
Ahrete ulaştılar menzilleri arş oldu

Bunlar bunda kaldılar dünyâya aldandılar
Yalancılar oldular hep bunlar kolmaş oldu

Ölenler hâlin bilmez göz açıp öğün dermez
Miskin Yunus Emre’nin meğer bağrı baş oldu


Yunus Emre

18 Aralık 2018 Salı

Aşk ile İster İdik Yine Bulduk Ol Canı

Aşk ile ister idik yine bulduk ol canı
Gömlek edinmiş giyer sûret ile bu teni

Girmiş sûrette gezer cümle işleri düzer
Geri kendine söyler gevher ile bu kânı

Bu dünya bir pazardır sûretler dükkân olmuş
Bu dükkâna giriben oldur satan bu kânı

Bir niceler kayırır bunca malım kaldı der
Veren oldur alan ol sormaz nedir ziyanı

Yunus imdi sen senden ayrı değilsin candan
Sen sende bulmaz isen nerde bulasın anı


Yunus Emre

Bu Aşk Denizine Dalan Hâcet Değil Ona Gemi

Bu aşk denizine dalan hâcet değil ona gemi
Yahut (biz) kanda bulalım bu sohbet ile bu demi

Dünyâlığım yoktur deme bu gussayı öküş yeme
Ma’şuku ger sevdin ise gider gönlündeki gamı

Ben sevdiğim ma’şûkayı sen dahı bir görse idin
Vermeyeydin bu öğüdü fidî kılaydın bu canı

Âşık kişi bilmez öğüt zirâ assı kılmaz öğüt
Unutur ol kibr ü kîni terk eyler gider dükkânı

Gerçek âşık olanların yüzünde nişanı olur
Dünün günün durmaz akar gözleri yaşının kanı

Bu cümle âlem sevdiği şu din ile îmandurur
Aşksız gerekmez vallâhi şol dîni ile îmanı

Yunus yüzün kaldırmagıl aşıkların ayağından
Eyle fidî yüz bin canı andan bulasın Sübhân’ı


Yunus Emre

17 Aralık 2018 Pazartesi

Aceb Aceb Ne Nesnedir Bu Derd ile Firak Bana

Aceb aceb ne nesnedir bu derd ile firak bana
Canımı sarhoş eyledi aşk ağı vu tiryak bana

Kimin kim renci var ise derdine derman istesin
Kesti benim bu rencimi derman oldu bu derd bana

Aşk oduna yan der isen gönüllere gir der isen
Karanılar aydın ola ne kandil ü çırak bana

Gökten inen dört kitâbı günde bin kez okur isen
Erenlere münkir isen dîdar ırak senden yana

Miskin Yunus erenlere tekebbür olma toprak ol
Topraktan biter küllisi gülistan(dır) toprak bana


Yunus Emre

Eşkere Kıldım Bugün Pinhânımı

Eşkere kıldım bugün pinhânımı
Can veriben buldum ol cânânımı

Can gönül hayran kalıptır ma’şuka
Ma’şuk ile sürerim devrânımı

Derd gerektir dert gerektir dert gerek
Kim gerek derde verem dermânımı

Bî mekânım onun için dünyede
Kimsene bilmez benim mekânımı

Onu buldum u n’iderem ayrığı
Yağmaya verdim bugün dükkânımı

Top benim çevgânı aldım çalarım
Kim ala bu tûptan çevgânımı

Yer benimdir gök benimdir arş benim
Gör nicesi germişim sayvânımı

Yunus oldu ise adım ne aceb
Okuyalar defter ü divânımı


Yunus Emre

14 Aralık 2018 Cuma

Aşk ile Biliş Canlara Ezel Ebed Olmayısar

Aşk ile biliş canlara ezel ebed olmayısar
Güm-râh olup bu cihanda kimse bâki kalmayısar

Bir dona kan bulaşınca yumayınca mısmıl olmaz
Gönül pisin yumayınca namaz revâ olmayısar

Gönül pisin yumadınsa kibr ü kini komadınsa
İkrar bütün olmayınca erden nazar olmayısar

Murdar dünyâya bulaşan devşirü beni duruşan
Erden himmet olmayınca ömür geçer yunmayısar

Yunus imdi sen Hakk’a er dün ü gün gönlün Hakk’a ver
Gönül gözü görmeyince hiç başgözü görmeyiser


Yunus Emre