Şiir, Sadece: 2018-07-08

14 Temmuz 2018 Cumartesi

Üçüncü Gün Şarkısı

Soğuk sular
Dökmeyin omuzlarıma

Sokulu saçlarıma
Üç kara zambak

Yüreğim donacak
Dökmeyin soğuk sular

Üç kara zambak
Bahardan daldan ırak

Sallanır bir kavak
Sisler arasında

Kuştüyü yastıklar
Koyun başıma

Yatırmayın taşlara
Kalçalarım kırık

Boynumda oynaşır
Bir kara ışık

Kardeşçiğim
Yatırmayın taşlara

Akar bir ırmak
Dumanlar arasında

Bir kara ışık
Güneşten aydan ırak

Dualar okumayın
Yüreğim uyuyacak

Anacağım
Dualar okumayın!


Hüseyin Haydar
Kara Şarkılar

13 Temmuz 2018 Cuma

Üç Genç

Söner akşam güneşleri
Üç genç geçer ak giysilerle
Ayaklarında bakır telleri

Elinde karanfil taşır biri
Öteki sigara içer titrek parmakla
Kollayıp yanını yöresini

Üçüncü bir ölüdür üç günlük
Daha üç günlüktür acısı
Yüzünde uzanır bir kanlı boşluk

Yürürler yan yana ağır ağır
Dağılır önlerinde kuşlar, kitaplar
Dururlar bir uçurumun keskin yerinde

Öleni gömerler hemen oraya
Ağlar sigara içen gömüt başında
Karanfil tutan bir şiir yazar

Usulca kapanır kapılar
Bir yağmur taşırım ben ipekten ince
Girerim sessizce kentten içeri

Açılır sabah gökleri
Aranırım bütün sokakları evleri
Bulurum kendimi soğuk taşlarda

Issız bir köşede uzanmış yatan
On bir ay sevdasını elden uçuran
Avucunda uyutan bir küçük canı

İki genç geçer uçurumdan
Ellerinde yazılı kağıtlar
Ayaklarında bahar telleri

Göklere doğru yönelir biri
Bulutlar arasında yiter gider
Öteki girer meşelerden içeri

Üç gençti önümden geçen
Ben hangisiydim üçünden!


Hüseyin Haydar
Kara Şarkılar

12 Temmuz 2018 Perşembe

Ağustos Oyunu

Ağustos sıcağında
Yürürken toprak yolda
Böğürtlenler dikenler arasından
Kimdir adımı fısıldayan

Ah sararmış mısırlarda
Kimdir benim görmediğim
Hem durmadan şarkı söyler
Hem mırıldanır adımı
Döner döner bakanın

Fındık ayı gününde
Bir başıma giderken
Anasonlar eğreltiler içinden
Kimdir adımı çınlayan

Dalgacının biri belki
Bir çılgın arar böceği
Cırlar durur adımı
Gizlenir ben dönünce de
Fundalar bukleler içine

Yol boyu ıssız sessiz
Bir elma serçesi birden?
Uçar gider gömleğimin cebinden
Bırakıp bu şiiri

Başlarım ıslık çalmaya
Yüreğimden geçenlerden
Ezgisi acıdan acı
Bir ağustos sıcağında
Ansızın susar dalgacı


Hüseyin Haydar
Acı Türkücü

11 Temmuz 2018 Çarşamba

Anımsama

Yeşil bir masada yanyana
Otururduk erikler altında

Üç yaprak çiçek uyurdu
Sıcak bir öpüş gibi alnında

Yağmur çiseye dururdu
Bir eve girerdik sonra

Yiterdim ekinler içinde
Alınca onu koynuma

Bir gecenin kar'ı gibi
Işık görmemişti daha

Soluğu götürürdü beni
Göğsünün doruklarına

Tüfek çubuğu gibi yağardı
Çılgın bir yağmur dışarda


Hüseyin Haydar
Acı Türkücü

10 Temmuz 2018 Salı

İlk Günün Ardından

Mutluyum
Oturduğun semti
Ev arkadaşını
Öğrenmekten
Yaşını
İşlerini
Okulunu
Zamanı nasıl geçirdiğini

Hepsi düşündüğüm gibi çıktı
Uzaktan güzel bir çiçektin
Yanına geldim
Çiçekten bir insan gördüm

Yüzündeki beyazlık.
Bahar sabahlarının ıslak çiği
Doğduğun şehrin dağlarındaydı o saflık
Çamların dibinde açmış fulyaların yüzünde
Bir de sende gördüm
Gözlerinin derin göller gibi durduğu
Temiz
Beyaz
O insan yüzünde

Mutluyum
Bir saat karşında durup
Yüzüne bakabildiğime
Hayatta tek isteğim buydu
Mutluyum seni sevdiğime.


Turgay Fişekçi
Karda Işıltılar

9 Temmuz 2018 Pazartesi

Nişanlı Kızın Ağıdı

Göğsün papatya tarlası
Ah, sarardın beni
Sevgilim, sevgilim
Kolların nerde şimdi

Kirpiklerinin ucuna
Asmıştım yüreğimi
Mavisinde yittiğim
Gözlerin nerde şimdi

Bilgeceydi dostluğun
Sevgiydi sunduğun
Yıldız gözlüm, gündüzüm
Işığın nerde şimdi


Turgay Fişekçi
Karda Işıltılar

8 Temmuz 2018 Pazar

Değişim İnsanı

Şaşıyorum şu sıska kollarımın uzunluğuna
Birisi dünyanın yarısını sarmış sımsıkı,
Diğeri uzanmış karanlıkların üstüne
Ne kadar çok kolum
Ne kadar çok kollarımız var.
Hepsi de hazır
Büyük hasretlerine sarılmaya

Kocaman, ak elli kızlar görüyorum.
Kırmızı karanfiller saklı avuçlarında
Gözlerim, yüreğimden kopan bir gülü uzatıyor sessizce
Uzanan gülümü görmeden geçip gidiyor ak elli kızlar.

Hoşuma gidiyor insanlarda çağın sancılarını görmek
Tarihin en soylu acılarını çekiyor insanlar
Yeni insanlara gebe herbiri.
Bütün insanların sımsıkı kucakladıkları bir dünyayı düşünüyorum.
Kocaman bir halay çevriliyor,
Tek bir insan dışında kalmamacasına.

İşçilerden dinliyorum dünyayı
Bilmem neredeki yontuların güzelliğinden sözediyor
Sanatın insana olan yakınlığından
Sonra, genç olmaktan
- Oysa ellisinde var -
Sonra gelecek
Ne kadar ferah bir söz ağzında

Bir beyaz güvercin kanatlanıyor yüreğimden...
Uzaklarda, bembeyaz kayın ormanlarında, insanlar öpüşüyor, Şopini dinlerken.
Ak bir el süzülüyor yanaklarından aşağı
Tutup, eli öpüyorum.
Kocaman bir halay çevriliyor.
Tek bir insan dışında kalmamacasına.


Turgay Fişekçi
Karda Işıltılar