Şiir, Sadece: Nevzat Çelik Şiirleri
Nevzat Çelik Şiirleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nevzat Çelik Şiirleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2018 Çarşamba

Sevgililer Günü

I.

bir elinden satın aldığım çiçeği
verdim öteki eline çingene kızının

1990


II.

sana çiçek alırken iskelede
elime değen eli kaldı aklımda
soğuktu şubatın ortası
nasıl tutar çingene kızının eli
bir rakı kadehinin beyazlığını
birahaneler boyu rıhtım caddesi'ni
topal bir değnek gibi yürüdüm
sanırım o gece
kadehe her uzanışında esmer
kontürler içine aldım
kar beyazı ellerini

1997


Nevzat Çelik

31 Mayıs 2018 Perşembe

Yaşayan ve Ölü

her gün bir öncekinden kötü insan geçmişini özlüyor
özledikçe bir bacağım kısalıyor öteki bacağımdan
yaşayan ölü bir köprünün arkasından kötü konuşulmaz
kirliydi yıllardır yıkanmamış güzel bir şey gibi kirliydi
o bir şeyi aradım belki de hiç utanmadım kendimden
ölü ele geçirilen bir beden gibiydi galata köprüsü
aylarca sürüklediler cesedini haliç'te ordan oraya
ibret-i alem olsun diye yaşadıklarımın sürüklediler
yasayan bir ölüydü kendinden ve gemiden atılamayan
şans gişesi'nin önünde yan yana iki çocuk beşiği gibi duran
bir daha giyilemeyecek olan uzun ömer'in postallarıydı
duruşundan mıdır tarihti ve tarihinin itirazı gibiydi
eskiyen yanan yakılan bütün haliç köprüleri gibi
sonunda bağlandı balat'la hasköy arasına üstü başı
kurşunu kopmuş oltalar gibi aklımızda kaldı köprü altı

yaşayan ölü bir halkın arkasından kötü konuşulmaz
bittiği an umut en azından yaşamak için gerekliydi


Nevzat Çelik
1997

30 Mayıs 2018 Çarşamba

Üvercinka'nın Kızı

ben o'nun elma yiyen kızının
kızını gördüm konak'ta
bir sincabın kuyruğu gibi
en uzaktayken gördüm
iştahla annesine vapurdan
elma sallıyordu

ben İzmir'e İstanbul'dan defalarca gitmiştim
İstanbul İzmir yolunun üzerindeydi amasya
İzmir İstanbul yolunun üzerindeydi amasya
ben bazen onun kuzeylerini özlüyordum
o kalkıp anasının elmalarını yiyordu
İzmir İstanbul arasında yolunu bulup
memleketine döner dönmez amasya

elmanın bu devamlılığını görse
ölümle arasına bir espas koyardı
sevgili cemal süreya


Nevzat Çelik
Sevgili Yoldaş Kurbağalar

29 Mayıs 2018 Salı

Suda Seken Hayat

bindokuzyüzaltmış doğumlular
yıldız kanatlı birer kuştular
doğru uçtular yanlış uçtular
bıkmadan usanmadan uçtular
bindokuzyüzaltmış doğumlular
yıldız kanatlı birer kuştular

firtınalara bindi
ateşi harlayan kanatları
en acemi
ve en usta
gözlerimize değen gözleri
kaçamadığımız yangın
karanlıkta
suda seken taş
onların hayatıdır
suda seken
yassı parlak taş
hayatımızın en dehşet anıdır
üç kere seker
beş kere seker

başı bulutlara değer

belki varamadı
karşı yakaya
varacak fakat
suda seken

hayat


Nevzat Çelik

28 Mayıs 2018 Pazartesi

Kadın ve Çocuk

kadın açmadan tüketiyor yazı
çocuğun dünyası anası
ağaç son deminde mavinin

kuş göç edecek yakındır
çiçek kısa ömürlü güzel
göl bir damla gözyaşı
sazlık
çok sık

kadının elinde çocuk
ağacın dalında kuş
gölün kıyısında sazlık
az ötede çiçek

ağacın ince mavisinden
uçtu kuş
düşürdü kanadını suya
gölgesini istedi çocuk
vermek için kuşa

soyundu
giysisini yüzüğünü tokasını
yanına bıraktı çocuğun
koştu
saçları ensesinde bir kısrak yelesi
memeleri
bir karnına bir yüzüne
ayak vurup kıyıdan
dalıverdi göle
kalçalarında şavkıdı güneş

bir adam
arasında sazlığın
kaçtığı
ama özlediği kadının

çocuk babasız
yıllardır erkeksiz kadın
bir adama
bir çocuğa

baktı kanadına kuşun
usulca yüzdü sazlığa
unutkan teninde diri bir ürperti

çocuk çiçeği kopardı
kırdı mavisini dalın
başka acılara yürüdü
bir daha giyinemedi kadın


Nevzat Çelik
Şafak Türküsü

27 Mayıs 2018 Pazar

Sıcak Saklayın Gecelerimi

geçici ayrılık benimkisi
ilkyaz çiçeğine gebeyim
ağıtlar yakmayın adıma
ben ölmedim ölmeyeceğim

sıcak saklayın gecelerimi
karlar altından çıkıp geleceğim
düşlerinizin ateşinden
ılık bir rüzgar gibi eseceğim

demlice bir çay koyun üstüne
aç çocuk gibi besleyin sobayı
nasıl tütüyorsanız gözlerimde
öylece tütsün buharı

uzunca serin yatağımı
boyunca uzansın ayağım
eleman deyince gece
usulca kıvrılır yatarım

can canım canlarım
hazır mı koynunuzda yerim
gün olur gecikmiş çocuk gibi
bağıra çağıra gelirim


Nevzat Çelik
Şafalı Türküsü

26 Mayıs 2018 Cumartesi

Gece Gezintileri

ağzımda mavi bir ıslık.
omuz başımda yıldızlar
sırtımda kurşun yanıkları
gültepe sokaklarını adımlıyorum
derelerden caddeye uzanan
yoksul işçi sokaklarını

gözü yaşlı anaların ellerini öperim
sabah çaylarını demlerim işçilerin
genç kızlar sevda şiirleri ister
gerçi sokaklar suskun sokaklar kelepçeli
ama gece tepeleme yıldızla dolu
mavilerim çocukların düşlerini

bir ev var köşebaşında boyasız
iki canı eksik iki dalı kırık
her gece özenle iki yatak serilir
bahar serinliği anamın elinde yumuşacık.
nöbetleşe yatar bizimkiler
gece boyu şafak beklenir

parayla alınmazları satanın
yoksul sokakların çerçisiyim ben
heybem kavga nakışlı umut dolu
bütün yasakların üstünü çizerim
koşarak gelir çocuklar
tamamlanır yarım kalmış yazılar

biter elbet bu firari gezintiler
kırık kapılı evinde gültepenin
bir bebek ağlar babası yitik
ağzımda ıslık dönerim metris damına
ağlama bebeğim
türkülü sabah bıraktım kapına


Nevzat Çelik
Şafak Türküsü