Şiir, Sadece: Okyanus
Okyanus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okyanus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2017 Cumartesi

Okyanus

Burdayım işte bugün seninle / Göz kamaştırıcı bir söyleşi
Ey okyanus iyi dinle şarkımı
Biziz karıştıran uyumlu ritimlerimizi
Bu çölünde yaşamın
Sensin tek dostum
Yetti bana ağzımın suyu akarak bakmak güzelliğine
Doldurdu tıka basa hüzünlü gönlümü
Dostlarımınkinden daha güzel
Doluyor varlığın içime
Varsın ya sen varsın ya bu yetmez mi
Gidermeye sıkıntımı
Sen değil mi sende karanlığın dışındaki özgürlük
Birleşmiyor muyuz ikimiz de
Yazgısında
Gecenin
Günün

Çok yakınında kalacağım bugün,
Umut getiriyorum sana koru beni
Övüyorum ezginin büyük devinimini
Bengi görünüşü çatlayan dalgaların
Uzaklardan gelen yankımı
Binlerce katlanmış

Güzellikten bir çiçeklik oldun bize
Toplantı yeri
Durdurmuyoruz adını yaymayı
Büyüklüğün kurumun
Daim doğurcu gizemisin sen
Ey ululuk çalgısı ey göz kamaştıran ışıltı
Ey biricik

Tükeniyor ezgim tansıklarını istemeye
Esinin beslediği yaşam kaynağımız
Sınırsızlığa kurulu gür kaynağımız
Rüzgar başladı mı çılgınlığa barış yapan atamız
Ey gümrenen ateşli kızgın aslanımızı

Başlayınca rüzgarlar gürlemeye
Yıldırımlar çakınca üstünde
Kaplayınca bulutlar ufku
Gece sınırlayınca yaşamı
Korkmuyorsun

Ağları parlayan
Balık avlayan
Çıplak güzel kızlar geliverince
Başlıyor içinde ezinç
Seğirme yüzünde
Suyunun maviliğinde
Bayılıyorlar güzelliğine
Eğiliyorlar üstüne
Büyüleyen gözgüne

içinde bengi gerdanlığı kaydırak taşları
denizin titrediği


Abdülkerim Akkum
Çeviren: Nuri Pakdil

29 Ekim 2013 Salı

Okyanus

Görünümün çıplak ve yeşil midir
elma biçimin sonsuzca,
kökenin olan karanlıkta mı
yürüyor mazurkan?
Gece
daha tatlı geceden
anne tuz,
kana susamış tuz, suyun anne kubbesi,
köpük ve ilik arasından hızla geçen gezegen:
yıldız berrağı genişliklerin muazzam şefkati:
eldeki tek bir dalgayla gece:
denizin kartallarına karşı fırtına,
sülfatın izi bilinmez elleri altında kör:
o kadar çok geceye gömülmüş şarap mahzeni,
soğuk taç yaprağı kahramanı istilanın ve sesin,
şimşeğin altında yıldızda gömülmüş katedral.

Senin kıyılarının ömrü boyunca avlıyor
o yaralı at, buz soğuğu ateşle bastırılmış,
orada o kırmızı çam dönüşmüş tüyün azametine,
ve zalim kristali paramparça etmiş ellerinde,
ve adalarda o sürekli, saldırılmış gül,
ve sudan ve yarattığın aydan yapılmış taç.
Anayurdum, senin toprağına
bütün bu karanlık gökyüzü!
Bütün bu evrensel meyve, bütün bu
çılgın taç!
Yıldırımın kör bir albatros gibi koşturduğu,
Güney’in güneşinin yükseldiği
ve senin bozulmaz doğanı seyrettiği yerde
bu köpükten kap senin için.


Pablo Neruda
"Evrensel Şarkı"dan