Şiir, Sadece

15 Mayıs 2012 Salı

Manzara

Karşı evin arkasından ay doğdu.

Akşam serinliğiçıktı.

Tramvay sesleri geliyor,

Deniz kokusu geliyor uzaktan.

Manzaradan pek fazla mütehassisim.


Orhan Veli
(Nisan 1940/Papirüs. 1.6.1967)

Hardalname

Ne budala şeymişim meğer,
Senelerdenberi anlamamışım
Hardalın cemiyet hayatındaki mevkiini.
«Hardalsız yaşanmaz.»
Bunu Abidin de söylüyordu geçende.
Daha büyük hakikatlere
Ermiş olanlara.

Biliyorum, lâzım değil ama hardal
Allah kimseyi hardaldan etmesin.


Orhan Veli
(Mart 1940/Vatan. 16.11.1952)

Ben Orhan Veli

Ben Orhan Veli,
«Yazık oldu Süleyman Efendiye»
Mısra-ı meşhurunun mübdii..
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvelâ adamım, yani
Sirk hayvanı filân değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Bir evde otururum,
Bir işte çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kıralı kadar
Mütevazıyım,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim.
Puf böreğine hele
Biterim.
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Oktay Rıfat'la Melih Cevdet'tir
En yakın arkadaşlarım.
Bir de sevgilim vardır pek muteber;
İsmini söyleyemem,
Edebiyat tarihçisi bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Meşgul olmadığım ehemmiyetsiz
Sadece üdeba arasındadır.
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya?
Onlar da bunlara benzer.


Orhan Veli
(Nisan 1940/İnkılâpçı Gençlik, 15.8.1942)

Tenezzüh

Böyle gece yansından sonra,
Ne diye ışık yanar bu dağ evinde?
Ne yaparlar acaba içerdekiler?
Konuşurlar mı, tombala mı oynarlar?
Belki o, belki bu..
Konuşurlarsa ne konuşurlar?
Muharebeden mi, vergilerden mi?
Belki de hiçbir şey yapmazlar;
Çocuklar uyumuştur,
Efendi gazete okur;
İyâli dikiş dikmektedir.
Onu da yapmazlar belki de.
Kimbilir,
Belki de yazılmaz
Ne yaptıkları.


Orhan Veli
(Şubat 1940/Vatan. 16.11.1952)

Gangster

Hitler, kendini edebiyata verecek


Şiir yazdım bunca senedir,
Ne buldum?
Eşkıyalık edeceğim bundan sonra.

Haberi olsun yol kesenlerin:
İş yok artık kendilerine
Dağ başlarında.

Mademki ekmeklerini alıyorum
Ellerinden,
Buyursunlar onlar da benim yerime.
Münhal var edebiyat âleminde.


Orhan Veli
(Eylül 1939/Vatan. 10.11.1952)

Veda

Yolum asfalt,
Yolum toprak,
Yolum meydan,
Yolum gökyüzü
Ve ben neler düşünüyorum!..
Aşkı, yağmuru,
Tramvay sesini,
Otelciyi...
Ve bir mısra mırıldanıyorum
Sıcak bir yemek lezzetinde..

*

Postacı, jandarma ve işsiz
Hâlâ gidip geliyorlar.
Yalnız Niyazi oturuyor,
Rahmetli Süleyman Efendinin oğlu,
Kahvede.
Ajans dinliyor, düşünüyor.-
«Harp olur mu,
Kıtlık olur mu?» diye.
Yahut o da biliyor,
Yakında muharebeye gideceğini.


Orhan Veli
(Ekim 1939/Vatan, 16.11.1952)

Tereyağı

Hitler amca!

Bir-gün de bize buyur.

Kâkülünle bıyıklarını

Anneme göstereyim.

Karşılık olarak ben de sana

Mutfaktaki dolaptan aşırıp

Tereyağı veririm.

Askerlerine yedirirsin.


Orhan Veli
(Eylül 1939/Vatan, 16.11.1952)

Bizim Gibi

Arzulu mudur acaba
Bir tank, rüyasında?
Ve ne düşünür tayyare
Yalnız kaldığı zaman?

Hep bir ağızdan şarkı söylemesini,
Sevmez mi acaba gaz maskeleri,
Ay ışığında?
Ve tüfeklerin merhameti yok mudur
Biz insanlar kadar olsun?


Orhan Veli
(Eylül 1939/Varlık, 15.10.1039)

Lakırdılarım

1914'de doğdum
15'de konuştum
Hâlâ konuşuyorum.

Lakırdılarım ne oldu,
Gökyüzüne mi gitti?
Belki de hepsi geri gelecek
Tayyare biçimine girip
1939'da.

Allah varsa eğer
Başka bir şey istemem ondan.
Bununla beraber istemem
Ne Allahın olmasını,
Ne de işimin
Allaha kalmasını.


Orhan Veli
(Eylül 1939/Varlık. 15.10.1939)

Karanfil

Hakkınız var, güzel değildir ihtimal

Mübalâğa sanatı kadar

Varşova'da ölmesi on bin kişinin

Ve benzememesi

Bir motorlu kıtanın bir karanfile,

«Yârin dudağından getirilmiş».


Orhan Veli
(Eylül 1939/Varlık. 15.10.1939)

Rönesans

Yarın rıhtıma gitmeli,

Rönesans çıkacak vapurdan

Bakalım, nasıl şey Rönesans?

Kılığı, kıyafeti nasıl?

Şık mı, sünepe mi?

Siyasî mi, bastonu var mı elinde?

Yoksa kâküllü, bıyıklı;

Hokkabaza mı benziyor?

Ambardan mı çıkacak, kamaradan mı?

Yoksa ateşçi filân mı?

Çalışarak mı geliyor gemide?


Orhan Veli
(Temmuz 1939/Vatan. 16.11.1952)

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Hayat Böyle Zaten

Bu evin bir köpeği vardı;

Kıvır kıvırdı, adı Çinçon'du, öldü.

Bir de kedisi vardı: Maviş,

Kayboldu.

Evin kızı gelin oldu,

Küçük Bey sınıfı geçti.

Daha böyle acı, tatlı

Neler oldu bir yıl içinde!

Oldu ya, olanların hepsi böyle...

Hayat böyle zaten!..


Orhan Veli
(Haziran 1939/Vatan. 16.11.1952)

Şehir Haricinde

Çatlamak üzre olan tomurcuklar

Güzel günler vadetmededir.

Ve bir kadın, şehir haricinde;

Otların üstünde,

Güneşin altında,

Yüzükoyun uzanmış;

Göğsünde ve karnında

Baharı hissetmededir.


Orhan Veli
(Mayıs 1939/Vatan, 16.11.1052)

Üstüne

Kuşlar geçer bulutun üstünden,
Yağmur yağar bulutun üstüne.

Kuşlar geçer trenin üstünden,
Yağmur yağar trenin üstüne.

Kuşlar geçer gecenin üstünden,
Yağmur yağar gecenin üstüne.

Ve ay gelir, kuşlar nereye giderse..
Güneş doğar yağmurun üstüne.


Orhan Veli
(Mart 1939/Vatan, 16.11.1952)

Mangal

Akşam karanlığında bir şey görünmezmiş

Ateşten ve dumandan başka.

Kıtlık senelerinde kömürün bolluğu

Huzur ve saadet verirmiş çocuk ruhuna

Şair arkadaşım Oktay Rifat'ın...

Ve Münevver Hanım, validesi,

Balık pişirirmiş mangalda ve dumanını

Mukavvadan yelpazesiyle

Genzine doldururmuş arkadaşım.


Orhan Veli
(1938/İnsan, 1.10.1938)

Küçük Bir Kalp

Jules Supervielle'den mülhem


Asfaltın üzerinden
Bisikletle geçen kızın
Bacaklarının arasında
Bir güvercin çırpınmada
Ve küçük bir kalp,
Küçük bir kalp çarpmadadır.


Orhan Veli
(1938/Papirüs, 1.6.1967)

İçkiye Benzer Bir Şey

İçkiye benzer bir şey var bu havalarda
Kötü ediyor insanı, kötü...
Hele bir de hasretlik oldu mu serde;
Sevdiğin başka yerde,
Sen başka yerde;
Dertli ediyor insanı, dertli.

İçkiye benzer bir şey var bu havalarda,
Sarhoş ediyor insanı, sarhoş.


Orhan Veli
(Varlık, 1.9.1951)

Ali Rıza İle Ahmed'in Hikayesi

Ne tuhaftır Ali Rıza ile
Ahmedin hikâyesi!..
Birisi köyde oturur,
Birisi şehirde
Ve her sabah
Şehirdeki köye gider,
Köydeki şehire.


Orhan Veli
(1938/ İnsan. 1.10.1938)

Quantitatif

Güzel kadınları severim,
İşçi kadınları da severim,
Güzel işçi kadınları
Daha çok severim.


Orhan Veli
(Ocak 1938/Varlık, 15.3.1940)

Yatağım

Ben ki her akşam, yatağımda
Onu düşünüyorum,
Onu sevdiğim müddetçe
Yatağımı da seveceğim.


Orhan Veli
(Ocak 1938/İnsan, 1.10.1938)

Sokaktan Giderken

Sokakta giderken, kendi kendime
Gülümsediğimin farkına vardığım zaman
Beni deli zannedeceklerini düşünüp
Gülümsüyorum.


Orhan Veli
(1937/Varlık. 15.3.1940)

İntihar

Kimse duymadan ölmeliyim
Ağzımın kenannda bir parça kan bulunmalı.
Beni tanımayanlar
«Mutlak birini seviyordu» demeliler.
Tanıyanlarsa, «Zavallı, demeli,
Çok sefalet çekti...»
Fakat hakiki sebep bunlardan hiçbirisi olmamalı.


Orhan Veli
(Aralık 1937/Varlık, 15.12.1937)

Oktay'a Mektuplar

I

Ankara, 8. 12. 37 Saat 21

Kış, kıyamet
Macar Lokantası'nda yazıyorum
İlk mektubumu.Oktay'cığım
Bu gece sana bütün sarhoşlarınSelâmı var

II

Ankara. 10. 12. 37 Saat 14.30

Şu anda dışarda yağmur yağıyor
Ve bulutlar geçiyor aynadan
Ve bugünlerde Melih'le ben
Aynı kızı seviyoruz.

III

Ankara. 1.1.38 Saat 10

Bir aydanberi iş arıyorum, meteliksiz.
Ne üstte var ne başta.
Onu sevmeseydim
Belki de beklemezdim
İnsanlar için öleceğim günü.


Orhan Veli
(Varlık, 15.1,1938)

Bir Şehri Bırakmak

Bu şehirde yağmur altında dolaşılır
Limandaki mavnalara bakıp
Şarkılar mırıldanılır geceleri.
Bu şehrin sokakları çoktur,
Binlerce insan gelir gider sokaklarında...

Her akşam çayımı getiren
Ve bir beyaz Rus olmasına rağmen
Hoşuma giden garson kadın bu şehirdedir.

Bu şehirdedir
Valsler, fokstrotlar arasında
Şuman'dan, Brams'dan
Parçalar çaldığı zaman dönüp
Bana bakan ihtiyar piyanist.

Doğduğum köye müşteri taşıyan
Şirket vapurları bu şehirdedir.
Hâtıralarım bu şehirdedir.
Sevdiklerim,
Ölmüşlerimin mezarları.

Bu şehirdedir işim, gücüm,
Ekmek param...

Fakat bütün bunlara mukabil
Yine budur başka bir şehirdeki
Bir kadın yüzünden
Bıraktığım şehir.


Orhan Veli
(18 Kasım 1937/Papirüs, 1.6.1967)

İş Olsun Diye

Bütün güzel kadınlar zannettiler ki
Aşk üstüne yazdığım her şiir
Kendileri için yazılmıştır.
Bense daima üzüntüsünü çektim
Onları iş olsun diye yazdığımı
Bilmenin.


Orhan Veli
(Kasım 1937/İnsan, Ekim 1938)

Montör Sabri

Montör Sabri ile
Daima geceleyin
Ve daima sokakta
Ve daima sarhoş konuşuyoruz.
O her seferinde,
«Eve geç kaldım» diyor.
Ve her seferinde
Kolunda iki okka ekmek.


Orhan Veli
(Kasım 1937/Varlık, 1.1.1938)