Şiir, Sadece

20 Mayıs 2012 Pazar

Gemilerim

Elifbamın yapraklarında
Gemilerim, yelkenli gemilerim.
Giderler yamyamların memleketlerine
Gemilerim, yan yata yata;
Gemilerim, kurşunkalemiyle çizilmiş;
Gemilerim, kırmızı bayraklı.
Elifbamın yapraklannda
Kız Kulesi,
Gemilerim,


Orhan Veli
(Kasım 1938/Varlık, 15.3.1940)

Sevdaya Mı Tutuldum?

Benim de mi düşüncelerim olacaktı,
Ben de mi böyle uykusuz kalacaktım,
Sessiz, sedasız mı olacaktım böyle
Çok sevdiğim salatayı bile
Aramaz mı olacaktım?
Ben böyle mi olacaktım?


Orhan Veli
(Nisan 1939/Varlık, 15.3.1940)

Ne Kadar Güzel

Çayın rengi ne kadar
Sabah sabah,
Açık havada!
Hava ne kadar güzel!
Oğlan çocuk ne kadar güzel!
Çay ne kadar güzel!


Orhan Veli

İstanbul İçin

Nisan

İmkânsız şey
Şiir yazmak,
Aşıksan eğer,
Ve yazmamak,
Aylardan Nisansa.


Arzular ve Hâtıralar

Arzular başka şey,
Hâtıralar başka.
Güneşi görmeyen şehirde,
Söyle, nasıl yaşanır?


Böcekler

Düşünme,
Arzu et sade!
Bak, böcekler de öyle yapıyor.


Davet

Bekliyorum
Öyle bir havada gel ki,
Vazgeçmek mümkün olmasın.


Orhan Veli
(Nisan 1940)

Başağrısı

I

Yollar ne kadar güzel olsa,
Gece ne kadar serin olsa,
Beden yorulur,
Başağrısı yorulmaz.


II

Şimdi evime girsem bile
Biraz sonra çıkabilirim
Madem ki bu esvaplarla ayakkaplar benim
Ve madem ki sokaklar kimsenin değil.


Orhan Veli
(Nisan 1938/İnsan, 1.10.1938)

Harbe Giden

Harbe giden sarı saçlı çocuk!
Gene böyle güzel dön;
Dudaklarında deniz kokusu,
Kirpiklerinde tuz;
Harbegiden sarı saçlı çocuk!


Orhan Veli
(Mayıs 1940)

Derdim Başka

Sanma ki derdim güneşten ötürü;
Ne çıkar bahar geldiyse?
Bademler çiçek açtıysa?
Ucunda ölüm yok ya.
Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten
Güneşle gelecek ölümden?
Ben ki her Nisan bir yaş daha genç,
Her bahar biraz daha âşığım;
Korkar mıyım?
Ah, dostum, derdim başka...


Orhan Veli

Kitabe-i Seng-i Mezar

II

Mesele falan değildi öyle,
To be or not to be kendisi için;
Bir akşam uyudu;
Uyanmayıverdi.
Aldılar, götürdüler.
Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü.
Duyarlarsa öldüğünü alacaklılar
Haklarını helâl ederler elbet.
Alacağına gelince...
Alacağı yoktu zaten rahmetlinin.

(Ocak 1940/Varhk, 15,3.1940)


III

Tüfeğini deppoya koydular,
Esvabını başkasına verdiler.
Artık ne torbasında ekmek kırıntısı,
Ne matrasında dudaklarının izi;
Öyle bir rûzigâr ki,
Kendi gitti,
İsmi bile kalmadı yadigar.
Yalnız şu beyit kaldı,
Kahve ocağında, el yazısıyla:
«Ölüm Allahın emri,
Ayrılık olmasaydı.»


Orhan Veli
(Eylül1941/İnsan, 1.8.1943)

Dedikodu

Kim söylemiş beni
Süheylâ'ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş, ama kim,
Eleni'yi öptüğümü,
Yüksekkaldırım'da, güpegündüz?
Melâhat'i almışım da sonra
Alemdar'a gitmişim, öyle mi?
Onu sonra anlatırım, fakat
Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
Güya bir de Galata'ya dadanmışız;
Kafaları çekip çekip
Orada alıyormuşuz soluğu;
Geç bunları, 'anam babam, geç,
Geç bunları bir kalem;
Bilirim ben yaptığımı.

Ya o, Muallâ'yı sandala atıp,
Ruhumda hicranın'ı söyletme hikâyesi?


Orhan Veli

Şoförün Karısı

Şoförün karısı, kıyma bana,

El etme öyle pencereden,

Soyunup dokunup;

Senin, eniştende gözün var;

Benimse gençliğim var;

Mapuslarda çürüyemem;

Başımı belâya sokma benim;

Kıyma bana.


Orhan Veli
(İşte, 15.6.1944)

Dağ Başı

Dağ başındasın;

Derdin günün hasretlik;

Akşam olmuş,

Güneş batmış,

İçmeyip de ne haltedeceksin?


Orhan Veli

Gözlerim

Gözlerim,

Gözlerim nerde?

Şeytan aldı götürdü;

Satamadan getirdi.

Gözlerim,

Gözlerim nerde?


Orhan Veli
(Ekim 1937)

Gölgem

Bıktım usandım sürüklemekten onu,

Senelerdir, ayaklarımın ucunda;

Bu dünyada biraz da yaşayalım,

O tek başına, Ben tek başıma.


Orhan Veli
(Eylül 1937/Varlık, 15.12.1937)

Sol Elim

Sarhoş oldum da

Seni hatırladım yine;

Sol elim,

Acemi elim,

Zavallı elim!


Orhan Veli

Hicret

I

Damlara bakan penceresinden
Liman görünürdü
Ve kilise çanları
Durmadan çalardı, bütün gün.
Tren sesi duyulurdu yatağından
Arada bir
Ve geceleri.
Bir de kız sevmeye başlamıştı.
Karşı apartımanda.
Böyle olduğu halde
Bu şehri bırakıp
Başka şehre gitti.

(Kasım 1937/Varlık, 15.12.1937)


II

Şimdi kavak ağaçlan görünüyor-
Penceresinden,
Kanal boyunca.
Gündüzleri yağmur yağıyor;
Ay doğuyor geceleri
Ve pazar kuruluyor, karşı meydanda.
Onunsa daima;
Yol mu, para mı, mektup mu;
Bir düşündüğü var.


Orhan Veli
(Kasım1938/Gençlik,19.5.1938)

Bayram

Kargalar, sakın anneme söylemeyin!

Bugün toplar atılırken evden kaçıp

Harbiye Nezareti'ne gideceğim.

Söylemezseniz size macun alırım,

Simit alırım, horoz şekeri alırım;

Sizi kayık salıncağına bindiririm kargalar,

Bütün zıpzıplarımı size veririm.

Kargalar, ne olur anneme söylemeyin!


Orhan Veli
(Kasım 1938/Varlık, 15.3.1940)

İnsanlar

Ne kadar severim o insanları !

O insanlar ki, renkli, silik

Dünyasında çıkartmaların

Tavuklar, tavşanlar ve köpeklerle beraber

Yaşayan insanlara benzer


Orhan Veli
(Ağustos 1937/Varlık.15.0.1937)

Rüya

Annemi ölmüş gördüm rüyamda.

Ağlayarak uyanmışım

Hatırlattı bana, bir bayram sabahı

Gökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıp

Ağlayışımı.


Orhan Veli
(1938/İnsan, 1.10.1938)

Robenson

Haminnemdir en sevgilisi

Çocukluk arkadaşlarımın

Zavallı Robenson'u ıssız adadan

Kurtarmak için çareler düşündüğümüz

Ve birlikte ağladığımız günden beri

Biçare Güliver'in

Devler memleketinde

Çektiklerine.


Orhan Veli
(Kasım 1937/Varlık, 15.12.1937)

15 Mayıs 2012 Salı

Sabaha Kadar

Şu şairler sevgililerden beter;
Nedir bu adamlardan çektiğim?
Olur mu böyle, bütün bir geceyi
Bir mısraın mahremiyetinde geçirmek?

Dinle bakalım, işitebilir misin
Türküsünü damların, bacaların
Yahut da karıncaların buğday taşıdıklarını
Yuvalarına?

Beklemesem olmaz mı güneşin doğmasını
Kullanılmış kafiyeleri yollamak için,
Kapıma gelecek çöpçülerle,
Deniz kenarına?

Şeytan diyor ki: «Aç pencereyi;
Bağır, bağır, bağır; sabaha kadar.»


Orhan Veli
(Varlık 1939/Varlık, 15.3.1940)

Hay-Kay

Yosun kokusu

Ve bir tabak karides

Sandıkburnu'nda.








Şairin şiir el defterinde bu hay-kay'ın altında ve yine «hay-kay» başlığıyla şu şiiri bulunmaktadır:


Gemliğe doğru

Denizi göreceksin

Sakın şaşırma!


Orhan Veli

Fena Çocuk

Mektepten kaçıyorsun,

Kuş tutuyorsun.

Deniz kenarına gidip

Fena çocuklarla konuşuyorsun,

Duvarlara fena resimler yapıyorsun;

Bir şey değil,

Beni de baştan çıkaracaksın.

Sen de fena çocuksun!


Orhan Veli
(Nisan 194l/Vatan, 16.11.1952)

Çok Şükür

Bir insan daha var, çok şükür, evde;

Nefes var,

Ayak sesi var;

Çok şükür, çok şükür.


Orhan Veli
(Yeni Ufuklar. Mayıs 1958)

Beyaz Maşlahlı Hanım

Kalender'den sandala bindi

Beyaz maşlahlı hanım.

Birelinde şemsiye,

Bir eliyle açtı yelpazesini;

Cuma günü Göksu'ya gitti

Beyaz maşlahlı hanım...


Orhan Veli
(Eylül 1940/Vatan,. 16.11.1952)

Kuş Ve Bulut

Kuşçu amca!

Bizim kuşumuz da var,

Ağacımız da.

Sen bize bulut ver sade

Yüz paralık.


Orhan Veli
(Varlık, 15.3.1940)

Resimler

Hiçbiri ona ait değil,

Fakat ne hazin isimleri var

Şu resimlerin:

«Nisan sabahı»,

«Yağmurdan sonra»

Ve «Dansöz».

Baktıkça ağlamak geliyor içimden.


Orhan Veli
(Nisan 1940/Papirüs, 1.6.1967)