Şiir, Sadece

9 Ekim 2012 Salı

İlk

Biri vardı, o ilk ağlamayı bulup
Herkesi güldüren.
Sonra da bunu unutup
Ağlarcasına gülen.


Özdemir Asaf

8 Ekim 2012 Pazartesi

İkilem

Bir laf, bir söz, bir deyim
Bir eyleme yem oldu.
Bir eylemde bir deyim
Yeni bir eylem oldu.


Özdemir Asaf

7 Ekim 2012 Pazar

İki Olmaya Tüzük

Biri koyu biri açık
Biri büyük biri küçük
Sevgisiz yürüyorlar
Boş bakışları sönük
İki renk iki biçim geçiyor.

Bir değiller gözlerde
Biri denizden biri dağdan
Teraziyi çekiyorlar aşağı
Geliyorlar pazardan
İki anlam geçiyor.

Uykusuz yorgun bitik
Ürkek adımlarıyla dalgın
Kendinden öte - itik
Kendinden - beri yalın
İki özlem geçiyor.

Ağaçlar otlar su taş toprak
Ortada kinleri sevgileri
Ortada aşkları kavgaları ölüleri
Açıkta ama ayıp değil güzellikleri
İki hayvan geçiyor.

Çoğu geç azı erken
İleri büyük yazan çizen
Kimi çağınca kimi çağlarca
Berilerden gelen ötelere giden
İki adam geçiyor.


Özdemir Asaf

6 Ekim 2012 Cumartesi

İki

Çalınmasına anladık çalınıyor
Çoğunluk alıştık buna artık, kanıksadık çalınıyor
Çalmayın ayıptır, bırakın yahu yeter diyoruz
Şaşılacak şey, buna ilkin çalanlar alınıyor


Özdemir Asaf

5 Ekim 2012 Cuma

İçin İçin

Toprak kazmak
Başında dikim için
Sonunda ölüm içindir

İnsan kazmak
Başında ekim için
Sonunda görüm içindir
Birim içindir
Varım içindir
Bugün içindir
Yarın içindir
Bütün için
Yarım içindir

Belki önce benim için
Ama ondan sonra hep
Hep senin içindir


Özdemir Asaf

4 Ekim 2012 Perşembe

Incognito

Seni görünce
Aynı anda geçer aklımızdan
Aynı düsünce..
Bir duvar gibi aramızdan.


Özdemir Asaf

3 Ekim 2012 Çarşamba

In Vivo

Pencerenden bakma denize,
İnanırsın güzel olduğuna mavilerin.
Renklerini kaybedersin
Uzaktan
Bir yatağın vardır senin,
Seninledir,
Uyuyunca kaybedersin.


Özdemir Asaf

Hoyrat

Yüreğimdeki aklımda
Hep aklımda,hep aklımda..
Akıl kesildi yüreğim,
Yürek kesildi aklım da.


Özdemir Asaf

2 Ekim 2012 Salı

Hız Konusu

Hız
Gökçekimli
Ölüme en yakın
Tutkusudur
İnsanın.

Ölümse
Onun
Hep unuttuğu
Yaşam korkusunun
Son uykusudur.
İnsanın.

Ölümse
Onun
Hep unuttuğu
Yaşam korkusunun
Son uykusudur.



Özdemir Asaf

1 Ekim 2012 Pazartesi

Hıçkırık

Eskiden bir deyim vardı
Mutluluklar için söylenen..
Gül bahçesi, kuş kafesi
Gibilerden.

Demek onun için
Gül uçtu kafesinden,
Kuş da bahçesinden..
Kafesle bahçenin yersizliği yüzünden


Özdemir Asaf

30 Eylül 2012 Pazar

Her Yeni Yaş İçindir

Beni bundan böyle
Beklese-beklese
Hüzün bekler,
Çağırsa-çağırsa
Hüzün.

Neden mi?
Neden olacak..
O kadar gezilip görüldü ki..
Hep ben bir şeyden,
Bir yer’den
Bir kimse’den uzaktaydım
Ve kendimden.

Ölüm beklemez beni..
Çünkü, ben gene de
Bir şeye,
Bir yer’e
Ya da bir kimseye giderken de
Kendimden uzakta olacağım.

İşte
Bunun adı hüzündür.


Özdemir Asaf

29 Eylül 2012 Cumartesi

Harcamalar

Mektuplar aldım sevindim,
Birinde denmiş geliyorum
Öbüründe yazılmış geleceğim.
Bekledim bekliyorum.
Bir yaşam verdim.

Açtım bir başkasını,
Uzun uzun yazmış gel.
Okumadan arkasını
Gittim gidiyorum
Bir başka yaşama bedel.

Biri demiş sen, biri demiş ben.
Seni ben anladım, beni sen.
Bir yaşam daha verdim
Beklerken, giderken, dönerken.

Kaldı elimde üç beş mektup,
Üç beş yaşam.
Bir onları da açsam okusam
Önceki yaşamları unutup
Ya beklesem, ya da gidip arasam.

Ne bir iz geliyorum deyenden,
Ne de gel yazandan.
Bunları düşünüp dururken
Bir yaşam daha gitti elimden
Başkalarınca saklamak varken.

Ama ben umudluyum bundan;
- Yüzümden, gözümden belli -
Umudu umudumla harcadığımdan..
Bundan sonra belki
Bir yaşam daha çıkar mektubumdan.


Özdemir Asaf

28 Eylül 2012 Cuma

Han

Hanlar vardı
Biri yutuyor yutuyor
Yuttukça gülüyordu
Sahibini

Öbürü yanıyordu sevinç ile
Bir başkası yıkılıyor
Yerine yenisi yapılıyordu
Oda oda daire daire
Fazla uzatmayalım
Vesaire
Eşek değiliz.


Özdemir Asaf

27 Eylül 2012 Perşembe

Günbegün

Benim mezarlarımda ölü yok;
Hep yaşamış olanlar var..
Anılarımda bir yer
Dinmeksizin acıyor,
Günbegün,
Bundan.

Güldüğümü görenler
Bana bakıyor,
Görüyorum..
Ağlasam geçer,
Biliyorum..
Ağlanmıyor.


Özdemir Asaf

26 Eylül 2012 Çarşamba

Gözdeki

Bana senin için,
O mu, diye sordular.
O değil, dedim onlara..
Anladılar.


Özdemir Asaf

25 Eylül 2012 Salı

Görü

Ne iyi olurdu, herkesin,
...Ben yalan söyleyebilirim,
Ama sana değil...
Bir, sen'i olsaydı..
Ne iyi.

Şimdi herkesin bir sen'i var,
Yalan söylediği.


Özdemir Asaf

24 Eylül 2012 Pazartesi

Gölgeniz

Bir zamanlar yaralanmış gölgeniz
Yalnızlığa ısılanmış geliyor..
Şiirlerde şarkılaşmış seslerle
Duyularla durulanmış geliyor.

Her uykumda uyanıyor gölgeniz,
Gözlerime uzanıyor gölgeniz,
Karanlıkta ışıklaşmış renklerle
Özlemime boyanıyor gölgeniz.


Özdemir Asaf

23 Eylül 2012 Pazar

Giden

Bir gecedir bütün geceler gibi
Saçlarında, tanıdığın ellerin en ağırı
Gözlerinde maceraların en derini...
Sana anlatırlar geçenle kalandan
Bir gecedir bütün geceler gibi
Karanlıklardan, aydınlıklardan

Ne varsa kendincedir
Pencere camlarında ışıklar parlar
Halıda yatar eşyanın gölgesi
İç içedir artık sokaklar, evler, odalar
Duvarlar bakışları keser, kapılar sesi
Ne varsa kendincedir

Ve senin, üzerinde binbir düşünce, günden
Oynaşır hatıranla, kalbinle, ümitlerinle
Herşey düşünmektedir seninle
Birden, bir rüzgar eser, sana doğru senden
Seninle çoğalmaya başlar kendisiyle bitenler
Hatırlayan ellerinle, unutmayan gözlerinle

Değişir sezilecek kadar yavaştan
Değişir istenen istenmeyen
O koruyan zor yalanlar silinir
Büyür kolay bir doğru, bilinen, söylenmeyen
Uyuyanlar uyanmış, ölüler dirilmiştir
Bir gecedir sana doğru senden

Bir gecedir sana doğru senden...
Geçen yaşadığındır, yaşarken anlamadan
Kalan bir gerçektir belki
Bir iğne gibi kaybolan, bir bardak gibi kırılan
Gelen sanki beklediğindir
Ve giden, en tatlı, en sıcak, en kocaman..


Özdemir Asaf

Gibi

Sözlüklerde aradım, yorgun, yıpranmış sözü;
Zıtlarla benzerleri koynunda barındıran..
Tüm öbür sözcüklerle eşanlam’lı: GİBİ’ydi.
Alıştığından kolay benzetme’lere, gözü
(Komşusuna nurtopu bir oğlan kazandıran)
Komşusunun karısında delikanlı gibiydi.


Özdemir Asaf

22 Eylül 2012 Cumartesi

Geldim

Beni çağırmadınız, kalkıp ben kendim geldim.
Uzaklardan size bir haber getirdim geldim.

Bıraktıklarınızdan, unuttuklarınızdan,
Sımsıcak, anılası günler getirdim geldim.

Gömütleri andıran yapılarınızdaki
Yaşantılarınıza evler getirdim geldim.

Tek tek, ayrık soluyan bitkiseller yerine
Yüzyüze dönük, gülen sizler getirdim geldim.

Solarken suladığım, koparken bağladığım,
Ölürken canladığım sözler getirdim geldim.



Özdemir Asaf

21 Eylül 2012 Cuma

Gece

Sözcükler birbirini götürdü,
Kitaplarda aklım kaldı.
Yaşamımda bir düğüm,
Ve gecede sivrisinek,
Kaldım kaldı.


Özdemir Asaf

20 Eylül 2012 Perşembe

Fal

Olacaksa olmaz da, olmayacaksa olur,
Kiminin yazısı o, kimininki de budur.

Kimi ardından koşar, yetişir zamanında,
Kiminin önündedir birdenbire yok olur.

Kimi bir yerdedir der, o gelir oralardan,
Kimi bildiği yerde bildiğini unutur.

Biri oraya gider, o orada bilerek,
Biri hiç anlamadan yoluna çıkar durur.

Kimi aradığını yitirir aradıkça,
Kimi de arayandır, aranan onu bulur.


Özdemir Asaf

19 Eylül 2012 Çarşamba

Evrensel Ballad

Bir öykümüz olsa, duyan öyküsü sansa..
Öykümüz böylece dallanıp budaklansa..
Bir sevi'den, bir övü'den, o bizim öykümüzden
Giderek buluşan eller evreni sarsa..
Öykümüz de büyür büyüklüğümüzden;
Herkes sevi'sinde evreni kucaklarsa.


Özdemir Asaf

18 Eylül 2012 Salı

Eskiden

Ne güzel insanlar vardı eskiden.
Çocukluğumuzu kaplamışlardı.
Bize masal anlatırlardı
Cinlerden, perilerden.
Büyük anneler, büyük babalar vardı.
O zaman hepsi uzaktı ölümden.
Hem sevdirir hem korkuturlardı.
Acı hikâyeleri bile tatlı başlardı.
Demek bunun için gittiler hikâyelerden.
Ne güzel insanlar vardı eskiden.

Ne güzel şarkılar vardı eskiden.
Gençliğimizi donatırlardı.
Hep iyi şeyler hatırlatırlardı
Geçip gitmiş devirlerden.
Sevgi ve ümid yaratırlardı.
O zaman her şey uzaktı ölümden.
Yanık şarkılar bile neşeli başlardı.
İster istemez saadet taşardı
Gamsız günlerimizden.
Ne güzel zamanlar vardı eskiden.

Ne güzel şarkılar vardı eskiden.
Hayâl içinde yaşatırlardı.
Güldürür ağlatırlardı
Duymadan biz, düşünmeden.
Her an bir asır kadardı.
O zaman herkes uzaktı ölümden.
Candan sevdiklerimiz vardı.
Hepsi başka güzeldi, bizi tanımazlardı.
Bütün yollarımız geçerdi gül bahçelerinden.
Ne güzel zamanlar vardı eskiden.


Özdemir Asaf

9 Eylül 2012 Pazar

Der Panther

IM JARDIN DES PLANTES, PARIS
Sein Blick ist vom Vorübergehn der Stäbe
so müd geworden, daß er nichts mehr hält.
Ihm ist, als ob es tausend Stäbe gäbe
und hinter tausend Stäben keine Welt.

Der weiche Gang geschmeidig starker Schritte,
der sich im allerkleinsten Kreise dreht,
ist wie ein Tanz von Kraft um eine Mitte,
in der betäubt ein großer Wille steht.

Nur manchmal schiebt der Vorhang der Pupille
sich lautlos auf--. Dann geht ein Bild hinein,
geht durch der Glieder angespannte Stille--
und hört im Herzen auf zu sein.



Rainer Maria Rilke

Eski Öykü

Umud bir öykü adlı, başında önde gider,
Bir ayrım olur sonra, yarısı dünde gider.

Bölüşür yaşanmışlar yaşanmakta olanı,
Anılarla umular barışık yönde gider.

Bir gün, bir ân, bir yerde bir dönemeç belirir,
Dengesini yitirir gecelerle gündüzler.

Yalanlara dönüşür korkular için için,
Sıcaklığını keser duygular, düşünceler.

Tükenen sevilerin alışkanlıklarında,
Gittikçe donuklaşan ışıklar yanıp söner.

Karanlığı emzirir yığın yığın gölgeler,
Can ateşi soluk gözbebeklerine tüner.

Bir süre kanat çarpar artık yorulmuş bir kuş,
İnişinin kararan havalarından düşer.


Özdemir Asaf

Epigram

Halka karşı çıkma
Kesin yanılmış olursun

Halkın tuttuğunu anla
Halkı anlamış olursun

Halkını anlamakla
Bir yere varmış olursun

Halk sevilmez, yerilmez
Aldatılmış, aldanmış olursun

Sevgiye bilgi
Bilgiye sevgi katılmaz
Uzak kalmış olursun


Özdemir Asaf

Ego

Son kadeh içilmiş,
Son söz edilmişti.
bir düşünce sardı hepsini..

Bir hatıra,
Bir hırs,
Bir kıskançlık,
Bir yanıltı,
Bir kardeşlik,
Bir yanlışlık,
Bir kin,
Bir ümid,

Bir şey..
İnsana ait.


Özdemir Asaf

5 Eylül 2012 Çarşamba

Ecco Homo

Benim yüzüm yüzünde başdanbaşa hüzündür.
İkisinden birisi ikimizden biridir.

Görmeli'dir, eskidir, yaşamış'a dönmüştür.
Yarışa çıktıkları güzelliği geçmiştir.

Ağladığını bilir bilmediği şeylere..
Güldüğünü unutmuş, hiç görmemiş gibidir.

Taşınmayan ne varsa bir yerden öbür yere
Seve seve taşımış, sırtına yüklemiştir.

Parayla ölçülmeyen sevgi saygı borcunu
Ne aldıysa ve kimden aldıysa ödemiştir.

Verdiğini unutmuş, onun ne olduğunu
Ne verdiyse ve kime verdiyse yok bilmiştir.



Özdemir Asaf

31 Ağustos 2012 Cuma

Düşüngü

Hepsinin gelmesini bekleme;
Bir kişi gelmeyecek.

Sen alışmayasın diye,
Korkmayasın diye,
Düşünesin diye..

Kendine yetmen için..
Herkesin kendinden kaçacağı yerlerde
Sen kaçmayasın diye.

Gelenler gitmeyecekmiş gibi..
Doğumlarda ölümlerde
Duyasın diye.

Bildiğini bildirmek için
Bilmeme'yi öğrenmelisin.
Tam kalasın diye.

Hepsinin gelmesini bekleme,
Sen var olasın diye.
Bir kişi gelmeyecek,
Sen, bir olasın diye.


Özdemir Asaf

Düşündün Mü?

Sen sağıma gelirsen
Ben nerede olurum?
Sana göre solda
Bana göre eski yerimde olurum

Sen soluma gelirsen
Ben nerede olurum
Sana göre sağda
Bana göre eski yerimde olurum

Sen nerede olursun?
Sen nerede olursun?


Özdemir Asaf

30 Ağustos 2012 Perşembe

Düşman

Ben düşmanım,
Etten, kemikten, kandan.
Gözlerimi çevirmişim yüzüne..
Bakıyorum
Utanmadan.

Ben düşmanım,
Ölmeni değil,
Gülmeni gözleyen,
İyi şeyler söyleyen,
Özleyen.

Geceler geliyor bir bir..
Parlıyor yıldızın.
Onda beyazın, sarın, kırmızın.
Biliyorum,
Yıldızların en parlağı senin.

Ben düşmanım,
Sevgiden, aşkdan, arzudan.
Elleri taş devrinden kalmış,
Gözlerine bakan bir düşman.


Özdemir Asaf

Düello

Her tomurcuk bir çiçeğin uykusuna,
her çiçek bir yemişin kuşkusuna,
her yemiş bir böceğin korkusuna,
uykusuzca, kuşkusuzca, korkusuzca yürür.


Özdemir Asaf

28 Ağustos 2012 Salı

Duyguya Taş

Duyguluysan işin zor,
Yaşamda yeniksindir.
Duyguluya sor,
Ona aşkları da acı verir.

Hep bir karanlığa uyanır, yalnız:
Düşleri gerçekleri, gerçekleri düşleridir.
Aldatsanız, aldansanız,
O hep bir karanlığa uyur gibidir.

Hiç ölüsü yoktur,
Herkes, herşey anısındadır.
Geleceği geçmiş'in gözünden okur;
Hep bir yangının bacasındadır.

Gülerken bir düğündür, acı sonlu,
Aldatılara uğurlayan gelinlerini.
Bir çocuk bahçesidir, renk renk balonlu,
Savaşlara uğurlayan bebeklerini.

Sinmiş her şarkıya, her uyanıya, uykuya,
Ölümün yaşayan kardeşidir.
Hep sezer, sezdikçe duyguluya
Yengiler de hüzün gelir.


Özdemir Asaf

25 Ağustos 2012 Cumartesi

Duvara Astığım

Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş,
Sersem.
Ben seni beklerken ölmem ki..
Beklersem.


Özdemir Asaf

21 Ağustos 2012 Salı

Durak

Kent küçük bir hışımda büyüyor.
Büyüyor, büyüyor uğultusu başımda,
Otoların, motorların uğultusu.
Tekerlekler dönüyor, dönüyor, dönüyor,
Işıklar bir yanıyor, bir sönüyor;
Kırmızı, yeşil, mavi, kırmızı, yeşil.
Başım dönüyor, dönüyor, dönüyor,
Kırmızı, yeşil, mavi, kırmızı, yeşil.
Onu düşünüyorum;
Kimseden saklanacak gibi değil.

Bekleyenler var duraklarda,
Sıraya girmek için
Yitirmek yarışını
Bitirmek için.

Kiminin elinde çanta var, kiminde çiçek;
Beyaz, sarı, kırmızı, yeşil.
Bir durakta bekliyorum,
Beni de alıp götürecek,
Beni de alıp götürecek,
Bir yere bırakacak
Umut arabasının
Durmasını,
Beni de almasını.

Üstüm başım toz toprak,
Gözüm gönlüm tüm çiçek,
Beyaz, sarı, kırmızı, yeşil.
Onu düşünüyorum;
Kimseden saklanacak gibi değil.


Özdemir Asaf

Do

Dün sabaha karşı kendimle konuştum
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokuşun başında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum


Özdemir Asaf

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Diyen Diyene

Biri ben zenginim dedi
Biri ben mühendisim dedi

Biri ben gemiciyim dedi
Öbürü yanaş da bir görelim dedi

Biri züppeyim dedi
Şapkayı öne eğdi

Biri denizciyim dedi
Denize gitti

Biri havacıyım dedi
Havaya gitti

Biri karacıyım dedi
Karaya gitti

Biri güçlüyüm dedi
Herkesin gücüne gitti

Biri ben hastayım dedi
Doktorun hoşuna gitti

Biri mal sahibiyim dedi
Mal silkindi, yemin et dedi

Biri gelirim var dedi
Öbürü gelir misin dedi

Biri ben barışıkım dedi
Biri ben karışıkım dedi

Biri ben yumuşakım dedi
Biri ondan ilâcını istedi

Biri ben işçiyim dedi
İçeri girdi

Biri ben de işçiyim dedi
Dışarı gitti

Biri ben güzelim dedi
Güme gitti

Biri canım sıkılıyor dedi
Biri hay senin canına dedi

Biri dedi ben pazarcıyım
Pazara gitti

Biri dedi ben mezarcıyım
Mezara gitti

Ben solcuyum dedi
Sağcının biri

Biri dedi ben dağcıyım
Ben de avcıyım dedi biri

Biri dedi ben yağcıyım
Yağcılık meslek mi dedi biri

Tüccarım ben dedi
Tüccarın biri

Şairim dedi yazarın biri
Ben de yazarım dedi şairin biri

Ben deliyim dedi
Akıllının biri

Biri ben çok akıllıyım dedi
Ve diye diye delirdi


Özdemir Asaf

7 Ağustos 2012 Salı

Diyek

Türkiye’de İstanbul ne ise,
İstanbul’da gece ne ise,
Gecede yürümek ne ise,
Yürürken düşünmek ne ise,
Seni unutamamacasına düşünmek ne ise,
Unutamamanın anlamı ne ise,
Seni sevmek ne ise,
Saklayayım, yok söyleyeyim derken
Birden aşka düşmek ne ise.
Her neyse.


Özdemir Asaf

Diyalog

Bir gün, bir evde, bir kedi
Vardı.
O gün, bir evde, o kedi
Benden sıcaklığını esirgemedi.

O gün, o evdeki o kedi
Beni bana götürdü getirdi.
Ona şarkılarımı söyledim;
Uyudu, bakıyordum, benimleydi.

Bir ikilem oldu beklenmedik;
Geçmiş günlerin yumaklarını didikledi.
Var mıydı, yok, var gibi
Kucağımdaydı kedi.

Gözlerindeydi gözlerim,
Gözleri gözlerimdeydi.
Ellerimi tırmalıyordu elleri...
Ürperdim, birden içim titredi.

Bir gün, bir evde, bir kedi
Vardı.
O gün, bir evde, o kedi
Beni taa çocukluğumdan aldı.

O gün, o evdeki, o kedi,
Bak işte, neler olmuş der gibi,
Getirdi beni gençliğime bıraktı.
Anı bahçelerinde üşümek sıcaktı.

Babamın öldüğünde aylardan Hazirandı,
O elli dördündeydi, ben yedi.
Bir ışık söndüğünde yol yandı.
O kedi bunları nasıl da bildi.

Bir gündü, bir evdi, o kedi
Taş attı bütün kuyularıma.
Durup dururken dikenli uykularıma
Ninniler söyledi.

Bu bir öykü idi;
Ben mi anlattım, o mu dinledi.
Saklamalı mıydı, ya da söylemeli mi;
Ne o ev vardı, ne o gün, ne de o kedi.


Özdemir Asaf

Devlet ve Ben

Bir devlete benzetiyorum kendimi.
İşim gücüm bitmiyor.
Bir türlü yerleşemiyorum odamda.
Her istediğim kitabı alamıyorum.
Plânlar içinde geçiyor ömrüm,
Başlayıp tamamlayamıyorum.

Bir devlete benzetiyorum kendimi.
İçimdeki hükûmetin gidişini anlamıyorum.
Yıllar ötesini düşünür düşünmez
Hemen mesud ve zengin oluyorum.
Nedense geçmiş günler unutuluyor.
Tarih kitabı gibi hatıra defterlerimi okuyorum.


Özdemir Asaf

Denklem

Düşünürken kendimden başkasına inanmam.
İnanırsam ben senden başkasına inanmam.
İnanınca düşünür, yönelir sana doğru;
Seninle ikimizden başkasına inanmam.


Özdemir Asaf

Denizin Delisi

Unutmak mı, delisin,
Gitmesem de bekler orada deniz.
Gelirsem, bilmelisin
Benim beklememdir burada deniz.

Gitmek gibi geleceğim
Denizin delisine.
Delinin denizi gibi
O ne kadar giderse.


Özdemir Asaf

Denizin Balladı

Gözlerin en bakışında
Bir en deniz,
Ve denizin en gözünde
Bir bakış, o sensin deniz..

O bakışa ben baktım..
Deniz bakışındaydı, baktım
Bakışındaydı gözleri,
Gözlerindeydi deniz.


Özdemir Asaf

Delisi

Yoğun karanlığa karşı
Darmadağın saçı başı
Kımıl kımıl gözü kaşı
Vurur ışıldanır çarşı
Ki yoğun yanlış içinde

Çizgileri nokta nokta
Kesip kesip alıp satar
Ayırır kuruyu yaşı
Yatar uyur sokaklarda
Panayır, pazaryeri'nde
Bir deli, bir çok, kör, şaşı

Bağırmak düşer mi, ya da
Yetişir mi, uyuyorlar,
Paylaşmışlar sonu başı
Bir adam, başı elinde
Dönüp durup bakıyorlar
Bir adam, elinde başı.


Özdemir Asaf

Değirmen

Bir kez geçer, bir insan bir karşı'ya,
Ondan sonra artık herşey karşı'dır.
Orada bir duryeri olsaydı ya..
Olmaması bir karşı yarışı'dır.


Özdemir Asaf

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Değil

Aralarından geçiyorum,
Hiç kimse el-ele değil.
Herkes kendine dönmüş diyorum.
Bir kaçının içine bakıyorum..
Hiç kimse kendisiyle barışık değil.

Herkese kendini anlatıyorum,
Kime kendimi anlatsam şaşırıyor.
Kendimi kime anlatacağım şaşırıyorum.
Hiç kimse ilkin kendisine alışık değil.


Özdemir Asaf

Darı

Sevmek
Nokta almaz
Çocuklar.

Sevmeye nokta koyan
Sınıfta kalır.

Onun,
Virgülleri vardır
Çocuklar.

Sevmek noktalanmaz;
O, noktadır.


Özdemir Asaf

Dalını Unutma

Ben bu kapıyı araladımsa,
Odayı anlatmak içindi.
Bir sürü özlem girdi oysa.
Erken koparılmış üzümler gibi.
Araladımsa..

Ben bu kapıyı açtımsa,
Aralamayı anlamak içindi.
O kapıdan şimdi çıkan,
Gecikmiş bir sürü arayan,
Açtımsa!

Nasıldı oda desem şimdi,
Ne vardı orada?
Giren neydi, çıkan kimdi,
Ne yoktu ardında?
Olmayan kimdi?


Özdemir Asaf

Dağlar Üstüne Çeşitleme

Aşk o kadar ne ise
Uzaklığın yanında
Uzaklar o kadar aşk oluyor
Adamın canında

Ne demeli ateş, alev, can
Sormalı önce uzaklardan
Kimi kül olur söner gider
Kimi yanar rüzgârlardan.

Uzaklar denince dağlar aklıma gelir
Dağlar olsa da olmasa da
Dağsız uzak yoktur bana sorarsan
Dağlar arada olmasa da


Özdemir Asaf